Seriye büyük umutlarla, fantastik ask beklentisiyle başladım. Fakat hayal kırıklığına uğradım. Sizler bu beklentiye girmeyin. Kitapta kesinlikle ask var. Ama ayni zamanda yok. Karşılıklı olmasina rağmen kendi içlerinde yaşıyorlar. Bunda Kestra'nin sürekli öldürülmeye çalışılması ve Simon'la aralarına girilmesinin de büyük etkisi var. Birlikte olduklari sahneler en cok ikinci kitapta mevcut. Buna rağmen tutkulu bir aşk beklemeyin. Keske Lou-Reed aski gibi bir hikaye okusaydık da bayıla bayıla anlatsaydim. Araya bir de ikinci kız girme durumları var. Hatta Simon bile bir bölümde Kestra'yi öldürme planı yapiyor. Bu bölümlere ayrıca ayar oldum ve Simon'dan soğudum. Bunları bir kenara koyarsak kesinlikle keyifle okuyabileceginiz sürükleyici bir fantastik. Kestra okuduğum en güçlü karakterlerden biri. "Ben tek siz hepiniz" durumu var. Herkes ama herkes bir şekilde kizi öldürmeye çalışıyor. Onun tek derdi ise bu insanlari kurtarmak. Kendi çabasıyla bir şekilde her beladan kurtuluyor. Helal olsun sana kestra. Tek başına seriyi aldı götürdü. Tek eksiği karsisinda güçlü bir erkek karakter olmamasiydi. Ahhh Simon ahhh. Yazara bir tarafım kırgın olsa da kıyamıyorum. Heyecanla okuduğum bir seriydi. Öneriyorum.