Don Kişot Cervantes tarafından yazılan bizleri güldürüp, eğlendiren, düşündüren bir roman. O dönemin İspanya'nın sosyal, siyasi, ekonomik, dini durumu hakkında bizlere bilgi veriyor.
Don Kişot uzun boylu zayıf görünümlü şatosunda sürekli olarak şövalye romanları okuyup gezgin bir şövalye olmaya karar veren bir soyludur.
Bir gün zayıf atını da alarak şatosundan ayrılır. Yolda giderken gördüğü bir hanı bir şato olarak görüp oraya gider. Bu macera boyunca karşısına çıkan herkesin alay konusu olur. Köyüne dönerek oradaki saf biri olan Sanço' yu ona yönetmesi için adalar vaat ederek seyisi olmaya ikna eder. Sanço çok sevdiği eşeğini alarak efendisinin peşine düşer. Yolda gördüğü değirmenleri dev zannederek onlarla savaşmaya kalkar. Sanço ne söylerse söylesin efendisini bu saçmalıktan vazgeçiremez. Bu savaştan gülünç bir şekilde mağlup ayrılır Dostu berber ve papaz onu bu bataklıktan kurtarmaya çalışırlar ama başarıya ulaşamazlar.
Don Kişot, bir prenses görür ve Sanço' dan prensese gidip onu selamlamasını ve emri altında olacağını belirtmesini ister. Prenses daha önce Don Kişot'un birkaç olayını duymuş ve bu durumdan eğleneceğini düşünerek kahramanımızı şatosuna davet eder. Sanço'ya da yönetmesi için bir ada verir. Sanço valiliği çok iyi yapmakta herkes onun zekası karşısında şaşırıp kalırlar. Sanço belli bir süre sonra valiliğin ona göre olmadığını düşünerek ayrılır. Don Kişot ise bu insanların kendisi ile alay ettiğinin farkına vararak ayrılır. Yolda karşılaştığı bir şövalye ile yaptığı savaşı kaybederek şatosuna döner. Bir daha böyle bir maceraya atılmayacağını sözünü dostlarına verir. Kısa bir süre sonrada hayata veda eder.