Gönderi

Dostoyevski'yle bir çay için derim..
10/10
·193 syf.··
2021 88. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 17:47
Uzun zamandır okumak istediğim ama ne yalan söyleyeyim biraz da çekindiğim bir yazardı Dostoyevski. Bu kitaptan sonra bu düşüncelerimin ne kadar da yersiz olduğunu anladım. Hatta neden bu kadar geciktiğim konusunda da hayıflanmadım değil. Edebiyatın devi olarak da bildiğimiz ve bu sıfatı fazlasıyla hak eden Dostoyevski daha kitabın ilk satırlarında sizi kendi yeraltının çekim alanına almayı başarıyor. "Hasta biriyim ben, huysuz adamın tekiyim. Çirkinim." Yazarın kendi "yeraltından" yani kendi içinden kendi düşüncelerinden bize seslenişleri ve haykırışlarıyla başlayan ve bu şekilde devam eden kitapta Dostoyevski adeta bir cerrah titizliğiyle sizin de düşüncelerinize neşter dayıyor diyebiliriz. Konu ne olursa olsun düşüncelerini korkusuzca dile getiren yazar yer yer sizi de düşündürüyor. Dostoyevski'ye kulak verin derim çünkü o bizim anlatamadıklarımızın, söylemekten çekindiklerimizin sessiz bir çığlığı gibi. Sessiz bir çığlık dedim çünkü kitapta olaylar ilerledikçe göreceksiniz ki yazar kendi içinde apansız bir kavgaya tutuşurken bunun dışa vurumu çok sönük kalıyor. Kitabın ilk kısmında yazar insanların en büyük özelliği olan nankörlüğü anlatmış, aslında çok bilmenin o kadar da iyi olmadığını bunun aslında en büyük tembellikleri doğuracağını acımasızca dile getiriyor. Bir sorular tufanına yakalandığınız bu bölümde yazar kimi zaman cevabı size bırakırken yer yer acımasızca cevap vermekten de kaçınmıyor.. Kitabın ikinci bölümünde ise ilk bölümde anlattığı insan felsefesine örnek olacak bir öyküyü başarıyla işlemiş, gururunu korumak isterken sergilediği tutarsız karakter biçimlerini, çok bildiğini ve kimse gibi olmadığını düşündüğü halde ezikliğe boyun eğdiği, geri dönüşü olmayan durumlarını ve buna benzer birçok insani anları analiz etmiştir. Kitabı okurken yazarın size seslendiğini düşünürken aslında Dostoyevski'nin konuştuğu kişinin yine Dostoyevski olduğunu anlıyorsunuz. Onun sizinle işi yoktur çünkü. Okuyunca anlayacaksınız ki onun tek sorunu kendisiyle. Ama yine de kitabın son sayfasını da okuyup kapattığınızda sanki yakın bir dostunuzla uzun bir sohbetten kalkmış gibi oluyorsunuz. Hani eğer bir gün canınız sıkılır da biriyle dertleşmek isterseniz Dostoyevski burada sizi bekliyor olacaktır. Ama yine de ben bi çay için derim:) Keyifli okumalar:))
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · AltınPost · 2012159,4bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.