Gönderi

10/10
·1874 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 01:13
Fransa ve Rusya savaşının tarihsel gelişimini(1805-1812) gerçek karakterlerin isimlerini alarak hikayeleştirir.Kitabın kurgu olan bölümlerinde soylu,zengin kesimden kişilerin hayatını onların birbirleriyle ilişkisini ve savaşa katılımları anlatılır. Tolstoy’a hayran olduğum bir tarafı ise okuyucuyu sıkmamak için kurgu olan bölümlerin arasına savaş hakkındaki fikirlerini makale formunda yazması oldu diyebilirim.Tarihin içinde olduğunuzu hissettiriyor ve onu sizin yorumunuza bırakıyor.Tolstoy,Napolyon hakkında olan bütün tarih kitaplarını okumuş bunu kitabı okurken de anlayabilirsiniz.Ayrıca Tolstoy’un kendisi de kırım savaşında astsubay olarak topçu bataryalarında görev yapmış.Savaş sahnelerini,top atışlarının verdiği hissiyatı bizzat yaşadığı için kitapta nasıl olur da bu kadar detaylı anlatmış diyemiyorsunuz.. İlk sayfalarda biraz kim kimin annesi,babası,kardeşi gibi kafanız karışabilir.bir sayfaya not alabilirsiniz daha sonra o kişileri o kadar iyi tanıyorsunuz ki dönüp bakmayacaksınız.Tolstoy’un tarzı bu Anna Karenina okuyanlar hiç yabancı olmayacak kitaba.. Ya da kitabı okumak için okursanız sıkılmazsınız..(bitirmek için değil) Tolstoy’un şu özelliğini farkettim ve araştırmalarımdada öyle olduğunu gördüm.Kitaplardaki karakterlere kendinden bir şeyler katmış.Anna Karenina’da Levin,kendini insanlardan soyutlayıp bir anlam arayışı içinde olması,gösterişi sevmemesi,kendi çiftlik hayatını kurup işçilerin yaşam şartlarını iyileştirmesi aslında bize Tolstoy’u yansıtıyor. Savaş ve Barış kitabında ise iki karakterde bariz Tolstoy’u görebilirsiniz.Biri Prens Andrey diğeri ise Piyer ikisi de çok yakın arkadaşlar. Prens Andrey’de balolardan,dedikodulardan nefret ettiği için ve bunlardan uzaklaşmak için savaşa katılır.Piyer de aynı şekilde bir anlam arayışı arar fakirlere yardım eder ve kitabın sonunda yaptıkları bana Tolstoy’u gösterdi.Tolstoy’un tren istasyonundaki fotoğrafında gördüğüm kıyafetleriyle,Piyerin dizinin (Savaş ve Barış’ın altı bölümden olan dizisi) sonundaki kıyafetleri de çok benziyor.Tolstoy’un zenginliğini bırakıp yollara düşeceğini aslında kitaplarında görmek çok etkileyici.Onu zenginliği için suçlayanlar... diğer yazarlar gibi açlık ve yoksulluk çekerken yazmadığı kitaplarına aslında mutlu olmadığını gösteriyor ve mürekkebime ruhumu karıştırdım diyor.. Kitabı bir ay önce okumama rağmen hala karakterlerin isimleri aklımda.Onlar hakkındaki duygu ve düşüncelerimde.Ben en çok Prens Andrey ve Sonya’yı sevdim. Nataşa’nın Sonya için söylediği cümle”Kaderi solmuş çiçek” onu özetledi.. Rusya’da zengin kesimin daha havalı görünmek için kendi aralarında Fransızca konuşması ve Tolstoy’un bunada yer vermesi muhteşem gerçekten.Titizlikle yazdığı bu eseri başyapıt olmayı hakediyor.Fransızca cümlelerin aslının korunmasını istemiş ve kitabı okurken fransızca kelimelere de aşina oluyorsunuz,dipnotlarda çevirisini okurken ön yargılı olmamak gerekiyor çünkü bu duruma alışınca yormamaya ve hatta zevkli bir hale dönüşüyor.Ben Nazım Hikmet ve Zeki Baştımar çevirisinden okumak istedim.Çünkü ortada çok büyük bir emek var. Nazım Hikmet hapisteyken Zeki Baştımar’la mektuplaşarak çeviriyi yapmıştır.Bilinen siyasi nedenlerden Nazım Hikmet’in adı kitapta yer almadı.Bugün bu çevirinin Baştımar ailesinin isteği üzerine iki çevirmen adıyla yayınlanıyor.
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Can Yayınları · 202325,9bin okunma
·
130 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.