·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mayıs 2021 18:43 Kabuk tutmuş bir yara ve kaşıdıkça kanıyor, yıllardır binlerce genci ölüme sürükleyen, binlercesinin psikolojisinin bozulmasına neden olan ve onbinlerce gencin mutsuz aile ortamına sahip olmasına neden olan bir sorun ve bu mutsuzlukla büyütülen çocuklar ve bu mutsuzlukla coğrafyamızı saran bir nesil...
Mem û Zîn, Dewrêş û Adûle, Xecê û Siyabend ve daha nice efsaneleşmiş aşıklar, gözlerini kırpmadan sevdikleri için ölüme gittiler... Kimi dini, kimi dili, kimi aşireti, kimi fakir olduğu için, kimi ise küçük bir iftira yüzünden sevdiklerine kavuşamadılar ve ölüme gittiler aşk duygusunu bizlere emanet bırakarak bize düşen o emanete en iyi şekilde sahip çıkmak ve sevenlerin kavuşması için bütün imkanları seferber etmek...
Ama maalesef okuduğumuz kitapta da anlatıldığı gibi basit bahaneler veya ön yargılarla kızının hayatını mahveden aileler halen var...
İzmir Ege üniversitesinde okuyan Gülşah, Kürt öğrencilerin organize ettiği bahar şenliğine şans eseri ayak üstü katılır ve Şahin' i görür onu görür görmez aşık olur, uzun zaman peşinden koşar ve bir gün bütün kadınlık gururunu hiçe sayarak gidip konuşur ve Şahin' in ilk cevabı sen Balıkesirli Türk ben Diyarbakırlı Kürt olmaz olamayız der ama Gülşah bu gerekçeyi çok saçma bularak ısrarına devam eder. Tabi Şahin de Gülşah' a deliler gibi aşık ama geleceği tahmin ettiği için kıza aşık olmaktan korkar ama zamanla birbirlerine deliler gibi aşık olurlar... Şahin' in ailesiyle Gülşah' ı isteme faslında babasının Diyarbakırlı Kürt olduğu için Şahin ve ailesini küçük görmesi, rencide etmesi üzere Şahin dayanamayıp cevap verince olan oluyor...
Güzel akıcı bir aşk hikayesi, keyifli okumalar...