·312 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Mayıs 2021 00:58 İthaki'nin Modern Klasikler Serisi çıktığı günden beri ilgimi çeken ve okumak istediğim bir seri. Öksüz Brooklyn kitabıyla bu seriye giriş yaptım ama doğru bir seçim mi yaptım emin değilim. Bu kitapta bir polisiye ve dedekliflik hikayesi okuyoruz ama biraz farklı bir hikaye bu. Kahramanımız Tourette sendromuna sahip ve tabi ki kitaba başlamadan önce neymiş bu sendrom diye bir araştırma yaptım. Tourette sendromu, çocukluk döneminde başlayan, istem dışı gerçekleşen, devamlı tekrarlanan ani hareketler veya seslerden meydana gelen tikler olarak ifade edilen nörolojik bir hastalık olarak geçiyor. Kahramanımız da bu tiklere fazlasıyla sahip ve sürekli duyduğu kelimelerden anlamlı olsun ya da olmasın yeni kelimeler türetiyor. Kitap boyunca sık sık bu durumla karşılaşıyoruz ve bir noktadan sonra şahsen ben olmasaydı daha mı iyi olurdu diye düşündüm. Sendromlu kahramanımızın dili ve bununla birlikte yazarımızın dili bana biraz karışık geldi. Okurken anlamakta zorlandığım ifadeler ve sıkıldığım yerler oldu. Onun dışında kitabımızın konusu söylediğim gibi bir dedektiflik hikayesi ve kahramanımız Lionel hem dostu hem patronu olan Minna'nın ani ölümüyle diğer iş arkadaşlarından ve bazı iş ortaklarından şüphelenerek olayı araştırmaya başlıyor. Biz de ona bu macerada eşlik ediyoruz. Şaşırtıcı bir sonla karşılaşmadım gayet tahmin edilebilirdi. Kitabı tavsiye eder miyim konusunda kararsızım ama ben iyi ki okumuşum demiyorum. O yüzden seçimi size bırakıyorum dostlarım.