·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Mayıs 2021 22:56 Avcının Son Gecesi'nde, hukukun adaletine güvenmeyen Avcı'nın, adaleti sağlama yolundaki mücadelesiyle birlikteyiz. Avcı, yaptıklarıyla her şeyi değiştirebileceğine inanırken sadece kurbanları ile değil, aslında çevresindeki herkesle bir savaşın içindedir. Destekçileri, arkadaşları, polisler, Savcı... Çünkü herkesin derdi ayrıdır. Avcı ile aynı emeli taşıyor gibi gözüken insanlar bile, kendi çıkarları adına ona destek vermektedir. Kimi zaman onu zorlayacak, kimi zaman da kendisini kurtarmasına yardımcı olacaklardır.
Avcı ile Savcı Feryal'in arasındaki ilişkiyi okurken kendinizi karmaşık bir ikilemde hissedebilirsiniz. Şahsen bu çatışmada herhangi bir taraf seçemedim. Avcı'nın yarattığı adalet miydi doğru olan yoksa böyle yaparak savcının da dediği gibi insanların pişman olma haklarını mı elinden alıyorduk? Peki, onlar pişmanlık hissine sahip miydi? İkisinin kendi inancı doğrultusunda çizdiği yollar çok ayrıydı ve ben kimi zaman Avcı'yı desteklerken kimi zaman Feryal'in görüşlerinde buluyordum kendimi.
Kitap, kendi içinizde tartışmalarla okuyabileceğiniz akıcı bir kitap. Kadın ve çocuk şiddetinin yanında birçok toplumsal olaya oldukça çarpıcı bir şekilde değinilmiş. Kimi zaman cinayetlerin ayrıntıları bana ağır gelse de genel akış içerisinde olayların gayet yerinde bir anlatımı vardı. Karakterlerin de çok güzel işlendiğini düşünüyorum. Kendinden taviz vermeyen, zeki ve güçlü ana karakterlerimizi okumak; kendi içlerindeki çatışmalara dahil olmak oldukça keyifliydi.
Son olarak, kitabın içerisinde de yer alan ve Paulo Coelho'ya ait çok beğendiğim bir sözle incelememi noktalıyorum.
"İyinin ve kötünün yüzü aynıdır. Her şey, insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır."