Kitabın sonu başından belli.Çok fazla karakter var.Bu sebeple olaylar silsilesini takip ederken,biraz aheste aheste okumak gerekiyor.Ya da o atmosfere kaptırıp konstantrasyonu sağlamak lazım.
Kolombiya da geçen olay aslında bize hiç de yabancı değil.
Namus,töre,intikam cinayetleri.Coğrafyamızın bir parçası maalesef.
Bu kitabı okuyunca ilk düşündüğüm şey İbn Haldun a atfedilen coğrafya kaderdir,sözü geldi.Yani acaba coğrafya mı bu ön yargılarla bizi kuşatan veya cehalet mi?
Binlerce km uzakta farklı bir ırk farklı bir din.Ama cinayet sebebi aynı.Üstelik öldürülen kişi neden öldürüldüğünü bile bilemeden vahşice öldürülüyor.Bütün kasaba bildiği halde,kimse gerçeği öğrenmek(!) derdine düşmüyor.Hemen suçlayıp infaz etmenin derdinde.Hatta bunu yaparken gurur duyuyorlar.Bizim TÖRE filmlerini aratmayan bir hikaye.
Maalesef hala haber bültenlerinde duyduğumuz nedense bir türlü bitiremediğimiz bir yazgının hikayesi...
Bu hikayede,bu cinayete sebep olan kızın bahsedilen namusu kirletme failini öğrenemiyoruz.Yazar bize ,bunun bir önemi yok,asıl konu zihniyet mi demek istiyor.Bunu bilemedim.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma