kitabın başında (önsöz) platon ve aristo’nun, sanatın ve bizim onu güzellik içinde görmemizin sebebinin, ne olduğunu açıklayış biçimindeki fark anlatılır. zaten bilindiği halinde olduğu gibi; platon, güzellik ideasının var olmasından ötürü, yani onun bir yansıması olarak sanat eserlerini hoş bulduğumuzu öne sürer.
aristo ise tam tersine sanat eserlerinin güzelliği karşısında bir güzellik kavramının doğmasından bahseder.
sophokles’in aristo için en mükemmel tragedya yazarı olduğunu, homeros’u da verdiği örneklerden anlaşıldığı için kayda değer bulduğunu anlıyoruz.
içerisinde çok fazla esere atıfta bulunduğu için ve örneklendirilmeleri de onlar üzerinden yaptığı için bahsi geçen ozanları önceden okumuş olmak mantıklı olurdu. ben aksini yaptığım için onda da bir problem göremiyorum.