10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2021 07:50
Fransız yazar Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde adlı serisinin ilk kitabı Swann’ların tarafı üç bölümden oluşmaktadır. Proust’un bu kitabı otobiyografik bir roman gibi görünse de aslında zamanın kronolojik ilerlemediği tamamen duygu dünyası üzerinden anılarla çocukluk yıllarıyla mevcut durumun karmaşık bir şekilde anlatıldığı bir kitap. Karmaşık kelimesi sizi yanıltmasın Proust öyle ustaca ilmek ilmek işlemiş ki duygu dünyasını adeta kalbinin, bilincinin kapılarını açmış. Çocukluğu astım krizleriyle geçen doğru dürüst yaşamadığı dış dünyaya kapalı ama içeriye oldukça açık bir çocukluk. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümü Combray’de aile büyükleri komşular ve onların hayatlarını irdeler. İkinci bölümde komşu olan bir karakter Swann’ı ( ki kendisinin hayatında önemli yeri var) ve onun hastalıklı aşkı, çaresizliğini Proust’un ağzından dinliyoruz. Son bölümde de Proust’un ilk aşkına şahit oluyoruz. Betimlemeleri, sanat aşkı, gözlemleri öylesine güçlü ki bir çırpıda okuyup geçemiyorsunuz. Zaten Proust’u bir kaç kelimede özetlemek ona haksızlık olur. Benim esas değinmek istediğim nokta Proust’un annesi ile olan ilişkisi; çocukluğunda annesinin kendisine iyi geceler öpücüğü vermeye gelmesi ya da gelememesi, buna engel olan durumlar veya kişiler onun aslında hayatının temelini oluşturuyor ki aslında bu hepimiz için böyledir. "Bir bireyin yaşamını, annesi kadar etkileyebilen başka hiçbir şey yoktur.” der Sarah Josepha Buell Hale. Annesi Marcel’i ne kadar hayalci yaptığının bilincinde miydi acaba? Beklenen öpücük ve uzadıkça uzayan beklenti hali Marcel’in ahlak anlayışını, sanata düşkünlüğünü, kadınlara ve erkeklere bakış açısını doğrudan etkileyen unsurlar mıydı? Serinin diğer kitaplarında görüşmek üzere, keyifli okumalar :)
Swann'ların TarafıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
·
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.