‘Koca Adam’ isimli eserimizin tanıtımına geçmeden önce yazarımız; Hakkı Suat Yılmazer hakkında bilgi vermek gerekirse, kendi ifadesiyle kısa ve öz olarak: “Ankara’da yüksek lisans eğitimine devam eden, bu romanından başka iki romanı daha var olup , on iki çocuk hikaye kitabı bulunan ve tarihi roman türünde yeni bir eser hazırlığını devam ettiren” yazarımızın okumasını bitirdiğimiz eserinin tanıtım ve inceleme yazısına geçebiliriz.
Koca Adam!
Eserin başlığını okuyunca daha ilk sayfada Koca Adam’a neden Koca Adam dendiğini az buçuk tahmin edebiliyorsunuz.
Hemen girişte kafes dövüşleri olarak ifade edilen bir arenada kendinizi buluyor ve Koca Adam’ın hayatına ilk adımı atıyorsunuz: Burnuna inen balyoz gibi yumruk, beyninde şimşekler çakmasına neden oldu. Feleği şaşmış, dünyası kararmış gibiydi… (s:7)
İşte bu satır romanın ilk satırları fakat uzun sürmeyen bu kafes ortamından sonra diğer sayfalara geçtikçe, hayatının değişik evrelerinde yaşadıklarını okudukça burnunun üzerine bir balyoz gibi inen yumruğun Koca Adam’ın hayatında ufacık bir darbe sayılabileceğini görüyorsunuz.
Esere yaptığımız hızlı girişin ardından Koca Adam’ın hayatının belirli bölümlerini okumaya başladıkça olay kurgusu gelişmeye başlıyor. Sayfalar arasında yıllar öncesine giderken ilk başlarda tuhafınıza giden bu gelgitler birkaç bölüm daha geçince okuyucuya bir başka bölümde değişik bir zaman dilimine gitme isteği uyandırıyor.
Kah yıllar önce bir okul sırasına kah babasının kahvehanesine gitmek için can atan okuyucu Koca Adam’la yani Kudret’le beraber sayfalar arasında, heyecanı, aşkı, sevgiyi, sadakati; korkusuzluğu, delidolu yaşamı, boş vermişliği… yaşıyor.
Okul yıllarında başlayan bir aşkın insandan nasıl izler bıraktığını görmek için ilk aşkı Emine ile olan yaşadıklarını okurken okul yıllarına veya ilk aşkını hatırlayan okurlar mutlaka çıkacaktır.
Sadakati yaşayan ve yaşatanlar Kudret’in can dostu Alptekin’i okurken sadık olduklarını ve onlara sadık olanları yad edecektir.
Kudret’in hocasını okurken hayatında mükemmel bir hocaya sahip olanlar yine bu satırlarda hocalarını güzel anacaklardır…
Eser kurgu bakımından farklı zaman dilimlerine geçiş yapsa da konu bütünlüğünü kaybetmeden ve karakterler arasında boğulup dağılmadan sayfalar arasında gelişiyor. Sadece gelişmekle de kalmayıp okuyucuda beliren merak duygusunu sürekli diri ve taze tutmayı başarıyor.
Okur geçtiği her yeni bölümde nelerin olacağını merak ederken yeni bölüme geçtiğinde bir önceki maceraların nasıl birbirine bağlanacağını kafasında kurmaya çalışırken sayfalar akıp gitmekte ve eserin sürükleyiciliği bir kat daha artmakta.
Kudret’in koca cüssesiyle ringlerde devleşirken hayatının farklı bölümlerinde nasıl çıkmazlara girdiğini, değişik ruh hallerindeki insanların bu zorluklar karşısında nasıl mücadele ettiğini görmek, okumak ve hatta okurken yaşamak istiyorsanız Hakkı Suat Yılmazer’in kaleminden çıkan bu eseri okumanızda fayda var.
Yukarıda bazı karakterlerden kısaca bahsettik ama bir insanın sevdiğini mutlu etmek için nelere katlanabileceğini merak ediyorsanız Kudret’in ikinci eli Ece’nin romanda nelere katlandığını okumanız yerinde olacaktır.
Son olarak bir ekleme yapmak gerekirse tüm bu hızlı yaşamın arasında ve sıkılmadan çevireceğiniz sayfalarda Kudret’in nasıl bir hastalığa tutulduğun merak ediyorsanız ve hayatın bir insanı çıkarabileceği zirveden neden kendi isteğiyle bir köşesine çekildiğini de merak ediyorsanız eser yine elden bırakılmadan okunabilecek ve okurlara tavsiye edilecek bir eser olarak bahsedebiliriz.
Şimdi bu tanıtım ve tahlil yazsını okurken sizlerin de; ‘Yahu tam bitti derken başka sayfa, karakter ve olayın anlatısını yapmışsınız…’ diyenleriniz olacaktır. İşte bu eserde okura ‘Her şey bitti’ derken aslında hiçbir şeyin bitmeyebileceğini, anlatan bir eser olduğu için böyle bir tanıtım-tahlil yazısına ihtiyaç duyduk.
Kudretli Kudret’in en son halini ve onun sayesinde Kudretli olan can dostunun ahde vefasını, ana-baba sevgi ve saygısını, ilk aşkı, ölümsüz sevdayı, hasreti; yaşamın acımasızlığını, gaddarlığı ve insanın azmini görmek isteyenler eserimizi okusunlar.
Bizlere bu eseri kazandıran Hakkı Suat Yılmazer hocamıza teşekkür eder okurlarına iyi okumalar dilerim.