Feryal ve İsmet yıllar evvel almış oldukları arsaya 8 odalı, her birine ağaç ve çiçek adları verdikleri, tabelasını bile asmadıkları bir otel inşaa ederler. Kış mevsimidir. Kasaba henüz uykudadır. Oteli bitirme telaşı içindeyken, hesapta olmayan biçimde konuklar gelmeye başlar. Konukların sıra dışı öyküleri vardır. Bir gece gelen kasırgayı, otelin içinde hep birlikte yaşarlar. Ve bu kasırga her biri için umuda yeşermenin de çığlığı olur. Kitaptan bir paragrafla merağınızı uyandırayım:
"Oysa şu karanlığın ve bu ölümcül gürültünün içinde zaten herkes başka biriydi. Leyla başka biri, Nilüfer başka, Doruk başka, Feryal bile başka. Şurada oturmuş da başına geleni sakince karşılayan, birlikte akıbetini bekleyen ve susan herkes. Başka birisi. "
Feryal ve İsmet'in gizemini; Doruk'un sizde bırakacağı duyguları; Deniz ve Leyla'nın toplumda kabul görmeyen ilişkilerini; gerçek kimlikleri olmayan Ahmet ve Meryem'in dramatik öyküsünü; Nilüfer'in çaresizliğine ortak olmak istiyorsanız, 92 sayfalık bu "dev" esere bir şans verin. Kitap da, yazar da bunu fazlasıyla hak ediyor.
Çünkü, yazarımız çok güçlü bir kalem. Kısa cümlelere çokça eylemlilik sığdırmış. Cümleler sürekli hareket halinde. "Eylemin düşünceden önce geldiğini" her satırda hissediyorsunuz. Doğa o kadar güzel tasvir edilmiş ki, âşık oluyorsunuz. Kişiler o kadar hayatın içinden karakterler ki, hemen içselleştiriyorsunuz. Açıkçası ben çok etkilendim yazarın üslubundan. Kitaptaki 12 öykü, hayal gücümüzü zorlarken, düşündürüyor da aynı zamanda.
Bu arada, Nihan Eren çok genç bir yazar. 81 doğumlu. 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Televizyon mezunu. Yavaş, Kör Pencerede Uyuyanlar ve sizinle paylaştığım Hayal Otel olmak üzere 3 öykü kitabı var. Diğerlerini de elbette okumak için listeme ekledim.
İyi okumalar ❤