Gönderi

Puan vermedi·302 syf.··
2021 25. kitabı
Momo'yu 2013 yılında Ilgaz'a almışım. Yıllar sonra ben de okuyayım dedim. Ve kitap bitince, "neden okumak için bu kadar bekledim acaba?" diye hayıflandım. Ama hayıflanmamak gerek, çünkü her şeyin bir "zaman"ı var Michael Ende'nin kaleme aldığı Momo, ilk basımını 1973 yılında yapmış. Yani teknolojinin bugünkünden çok "geride" olduğu zamanlarda; ama sanki "günümüzü" anlatıyormuş gibi... 30'dan fazla dile çevrilmiş, Avrupa Gençlik Ödülü'ne layık görülmüş olan kitap, bence herkesin kütüphanesinde yerini alması gereken başyapıt... Benim bile yanılgıya düştüğüm, sanki çocuk kitabı zannettiğim, ama 7'den 70'e herkesin okuması gereken nitelikte bir eser... Momo, annesiz babasız, hiçbir yakını olmayan, okuma yazma bilmeyen, adını bile kendi koyduğu, penceresi demirle örülü, her gün dayak yediği yuvadan kaçıp eski zamanlardan kalma amfiteatr kalıntısında öyküsü başlayan, kıvırcık saçlı, kapkara gözlü bir kızdır. Çevredeki insanların yardımıyla, amfiteatırın duvarlarındaki yıkık dökük bir odayı onarıp birkaç eşyayla da Momo'ya yuva haline getirilir. Çevre halkıyla böylece dostluk başlamış olur. Momo'nun en büyük özelliği çok iyi bir dinleyici olması, hayal gücünü kullanarak oyunlar üretmesi, -hatta karşısındaki insanları o kadar dikkatli dinlerdi ki, bir anda var olan sorunlar unutulup giderdi-. Momo, zamanla herkesin vazgeçilmezi olur. Her şey mutlu mesut ilerlerken, gri renkli arabalarıyla, kurşun renkli evrak çantalı, melon şapkalı, ağızlarında gri sigaralarıyla, XYQ/384/b gibi temsilci numaralarıyla, Zaman Tasarruf Şirketi'nden Duman Adamlar gelir. Kenti ve insanları yavaş yavaş ele geçirirler. Bir taraftan daha çok para kazanıp, tüketen, ancak sürekli mutsuz, yorgun, keyifsiz insanlar yaratıyor; diğer taraftan da kentlerin çehresi değişiyordu: eski mahalleler yıkılıyor, yerlerine tek tip binalar yapılıyor, içinde oldukça hesaplı kitaplı, planlı bir hayat tarzı sunuluyordu. Robotlaşmış bir hayata tek itiraz eden, bunu yüreklerinde hissedenler ise çocuklardı ❤ O kadar koşturmacanın içinde kimsenin onlara ayıracak vakti kalmamıştı. "Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti..." Zaman hırsızlarıyla nasıl mücadele edilecek, başarıya ulaşılacak mı, onu siz okuyarak cevap bulun isterim. Burada noktayı koyup, kitabın sihrini kaçırmayayım. Ama şunu dillendirmeden de geçemeyeceğim elbette. Vahşi kapitalizmi o kadar güzel bir dille eleştirmiş ki yazar, etkilenmemek elde değil... Hele ki şu pandemi döneminde iliklerimize kadar hissettik "değersiz" kılınmayı. Yıllarca "zamanları" çalınmış işçiye-emekçiye görülen revayı. İhtiyaç olmadığı halde dayatılan "tüketim çılgınlığını". Çalınan hayalleri. İnsanoğlunu teknolojinin esiri yapıp sanal mutlulukların enjekte edildiğini. Duman adamların tüm insanlığı zapturapt altına aldığını Arka kapaktaki bir alıntıyla bitireyim: "Zamanınızı çalıyorlar sevgili dostlar, kendi istekleri uğruna sizi kandırıyorlar ve zamanınızı çalıyorlar. Ama Momo ve çocuklar sizi uyarıyor... Ey insanlık dinle ve anla! On ikiye beş kaldı... Aç gözünü, tetikte ol! Hırsız çaldı zamanı. Okuyun ve anlayın. Zamanınızı çalıyorlar." Masal tadında akıp giden eseri mutlaka okumanız ve okutmanız dileğiyle❤
MomoMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 201382,2bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.