9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 13:45
Bu kitaba puanım on üzerinden dokuz. (Hedefi yüksek tutmaya teşvik etmek için bir puanı her zaman kendime saklarım)* Öncelikle kitap, bize kendi evrenini başta anlatıp olaylara sonradan girmek yerine bölüm bölüm yavaşça aktarıyor kendisini (Tercihim aksi yönde olurdu). Bundandır ki kitabın başlarında fazlasıyla anlam karmaşası var. Hiç gitmediğiniz bir şehrin tam ortasına bırakılıyor gibisiniz. Okudukça şehri tanıyorsunuz. Önceleri bir sayfanın verdiği hissiyat on sayfa okumuşsunuz gibiyken sonradan, her bir sayfayı akıl süzgecinden geçirmeye alıştıkça, sayfalar olağandan daha hızlı akıp gitmeye başlıyor. Fakat kitap, başı ortası sonu farketmeksizin hayal gücünüzü zorlamaya da devam ediyor. Kısaca kitap ilerledikçe şekilsiz düşüncelerimiz cisimleşiyor ve bize dokunmaya başlıyor, anlatılanları daha iyi görmemize ve anlamamıza sebep oluyor ama bunu yaparken çizgisinden çıkmıyor. Kitap, hayatlarından birbirlerini asla çıkaramayacak kadar derin, sıcak ve soğuk, heyecanlı ve sıkıcı, hüzünlü ve mutlu kısaca tuhaf bağları olan, ne zaman başladığı bilinmeyen ve muhtemelen de sonsuza dek sürecek bir ‘zaman’ savaşının birbirine rakip ama aynı zamanda da birbirinin en yakını olacak iki ajanın, düşmanca başlayan merakla devam eden ve birbirlerine olan samimi duygularıyla son bulan mektuplaşmalarını konu ediyor kısaca. Zaman’ın içinde Lif dedikleri bir çeşit iplikler ve her bir iplikte farklı alternatif evrenler bulunmakta. Zaman savaşının her iki taraf için de kahramanı olan karakterlerimiz Kırmızı ve Mavi ise bu liflerdeki zamanasal olguları değiştirmek, düzenlemek gibi görevlere gönderilen birbirinden olağanca bağımsız 2 farklı tarafın 2 farklı ajanları. Birbirlerinin görevlerini sabote etmekle başlayan ve her görevin sonunda birbirlerine mektup göndermekle devam eden inanılmaz zeki bir satranç oyununda ikisinin karşılıklı rekabetine tanıklık ediyoruz. Mektuplar gönderilmeye devam ettikçe birbirlerine olan merakları baş gösteriyor. Samimiyetleri artıyor. Ve zamanla birbirlerinin en değerlileri oluyorlar. Bu sırada biz okuyucular da Cengiz Han’ın moğol topraklarından, Atlantise, ortaçağdan, teknoloji çağına, muazzam bir serüvenin içinde kayboluyoruz. Bu arada, Mavi ve Kırmızı’nın mektuplaşmaları öyle basit kağıttan mektuplardan değil. Zamanda varolan, zaman yolcuğu yapan, gizli ve derin anlamlı mektuplar. Kimi zaman bir ağacın zamanla büyüyen gövdesinde, kimi zaman patlayan bir yanardağın lavlarında, kimi zaman da bir sumak tohumunun içinde özenle harmanlanmış bir şekilde sadece kendilerinin anlayabileceği bir dilde ve manalarda yazılmış, göndermelerle dolu zekice mektuplar bunlar. Baştan sona atıflarla dolu. Okurken anlamakta zorlanacağınız için kolaylıkla bırakacağınız türden bir kitap olduğu için sakin bir ortamda anlayarak okumanızı tavsiye ederim! Kitapla kalın! **Göndermelerle dolu bu kitaba olan göndermem. Kitabın 168. sayfasında Mavi’nin Kırmızı’yı puanladığı sırada dediği cümle.
Ve İşte Zaman Savaşını Böyle KaybedersinMax Gladstone · İthaki Yayınları · 2021567 okunma
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.