Kasvetli bir pazar gününden herkese merhaba ,
Güne uygun kasvetli bir kitapla geldim bugün.
Tarık Tufan okuyanlar bilirler ; huzursuz,melankolik ,duygusal bir üslubu vardır.Ve her kitabında varoluşsal bir sorgu içindedir.
125 sayfalık bu ince kitap da bu konular üzerine örülü.Başlangıçta bir deneme olduğunu düşündüm ,döndüm kitabın kapağına baktım "roman" yazıyor:) Anlam veremedim, sonradan bir romana doğru ilerlediğini fark ettim.Ama çokça olay örgüsü,karakterler beklemeyin. Daha çok kahramanın hissiyatları, huzursuzlukları üzerine kurulu bir kitap okuyacaksınız. Kahramanın yaşadığı olaylar bu hayatta herkesin yaşabileceği olaylar ama o olayların insanda bıraktığı izlenimleri ,hisleri yazar güzel bir şekilde ifade ediyor, okuyucuya tat veren de bu oluyor.
Kitabın ismi ve kapak resminden de bahsetmek isterim.Çünkü şiir gibi bir isim keza kapak da öyle..Kitaptaki ana kahramanımız kuş kafesi yapan bir ustanın yanında çalışmaktadır.Yeteneklidir ama yaptığı bir hareketi usta anlamlandıramaz.İşte tam da burada gizlidir kitabın isminin manası..Bunun için sizi kitabı okumaya davet ediyorum.
Kitaptan birkaç alıntıyı buraya bırakıyorum:
İnsanlara bir şeyler anlatmaya çalışmak, buharlı bir cama yazı yazmaya benziyor. Özenle yazıyorsun, apaçık belli oluyor anlattıkların. Sonra siliniyor.
Tamamlanmamış bir cümledir insan...
Bütün bunlara rağmen hayat, yine de anlamlı bir cümle kurabilme isteğidir.
İnsan çokça hayat ve bir de ölümdür.
Yaşadığım her günün acısını ve umudunu yarına erteledim.Ertesi gün olduğunda her şeyin yerli yerine oturacağına ilişkin bitimsiz beklentiler büyüttüm içimde.
Susuyor olmam , acı çekmediğim anlamına gelmez.