·456 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Haziran 2021 15:06 Normal bir polisiye romandan beklentiniz nedir ? Size katili deli gibi merak ettirsin, ipucularla bulmaya çalıştırsın ve roman aksın gitsin...
Bu kitapta açıkçası katil benim için arka plandaydı. Asıl merak uyandıran gelişen olaylar, acaba bir sonraki sayfada hangi sistem eleştirisi, hayatın hangi gerçeği yüzümüze çarpacak, halkın hangi kesminden gelen karakterin hayatını okuyup acısına ortak olacağımız duygusuydu. Evet benim için yarı polisiye bir romandı bu çünkü içinde;
-6-7 eylül olayları ve doğurduğu acı sonuçlar, hayatlar
-istanbulun göbeği tarlabaşının harabe binaları, tükenmiş hayatları
-bitmek bilmeyen rant kavgaları
-zamanında istanbuldan göç etmek zorunda kalan rum, ermeni, bulgarlar ve gidişleriyle renksizleşen bir şehir
-kitap 2013'te yazılmasına rağmen gezi direnişine karşı bu kadar net görüş ve düşünceler
-Romanlar, kabadayılar, hayat kadınları, sokak çocukları, argo küfür, sokak ağzı....
Bu kitapta toplum ve kanayan bitmek bilmeyen yaraları daha ağır basıyor anlayacağınız.
Bir yılbaşı gecesi Tarlabaşında Kara Nizamın sağ kolu Enginin öldürülmesiyle başlıyor olaylar, gerisi tabiki spoilera girer. Onlarca farklı kimlikteki hayata dokunmak isterseniz okumanızı tavsiye ederim.