·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Mart 2021 22:46 “Çünkü kendimizi daima ruhumuz tarafından kuşatılmış gibi hissetsek de, bizi çevreleyen bu ruh sabit bir hapishane değildir...”
#Kitap = 1870li yıllarda yaşamış olan Marcel Proust, yazılmış en uzun roman niteliğine sahip Kayıp Zamanın İzinde serisini hayatının son 17 yılında kaleme almıştır. Üzerine onlarca yazı yazılmış, eleştirmenlerce 20. yy’ın en etkili yazarlarından biri sayılmış olan Proust’un hayatı hastalıklarla geçmiş, entelektüel seviyesi yüksek bir aile ve çevrede doğmuş olmasına rağmen rahatsızlığı nedeniyle kapalı kapılar ardındaki karanlığa mahkum olmuştur. Karanlık odada yaşamını sürdürürken yaşadığı hatıraları ilmek ilmek yazıya geçirerek okuyucuya sunmuştur.
🪄Proust “Hatırlayan yazar için önemli olan kendi hatırası değil hafızanın dokuduğu ağdır.” der seride. Bu düşünce sistemine dayanarak oluşturduğu serinin ilk kitabı Swannlar’ın Tarafı’nda; kendi otobiyografisini gerçek ve hayalle karıştırarak yazıya döker. 3 bölümden oluşan bu kitapta Proust’un çocukluğunda yaşadıklarına tanık oluruz, oradan komşusu Swann’ın burjuvazi içindeki çalkantılı aşkını görür, son bölümde ise ergenliğe giriş yapan Proust’un zihninde gezinerek kitabı tamamlarız. Kitap boyu gerçekle hayalin karması imgelerle karşılaşarak anı denilen kavramı yeniden gözden geçirme fırsatı bulur, Proust’un tasvirleri ile Fransa’nın entelektüel çevresinde gezinme fırsatı buluruz.
🪄Zor bir okuma sürecinin olduğunu belirtmek isterim. Kitapta zaman zaman bunalıp kapatma istediği oluşsa da bir süre sonra yazar ile adeta bütünleşerek onun zihninde kendi yerinizi alabiliyorsunuz. Yine de seriye başlamadan önce Proust’un farklı kitaplarını okuyarak ve yazarın hayatı hakkında bilgi edinerek zorlu okumayı biraz da olsa kolaylaştırabilirsiniz. Her okuyucunun Proust ve kalemiyle mutlaka tanışması gerektiği görüşündeyim. İyi okumalar diliyorum.