Puan vermedi·320 syf.··
2021 34. kitabı
-İskender Pala okumaya korktuğum yazarlardan biriydi. Neden bilmiyorum ama hep dilinin çok ağır olduğunu düşündüğümden hiç okumadığım bir yazardı. Okuyanlar bu kitap için diğer kitaplarına göre daha basit bir dille yazılmış olduğunu söylemişler. O yüzden yazarın diline alışmak için iyi bir başlangıç yapmış olduğumu düşünüyorum. Yinede bana biraz ağır gelen bir kitap oldu. Anlamını bilmediğim çok fazla kelime vardı ve kitabı okurken sürekli araştırma yaptım. Bana her anlamda çok şey katan bir kitap oldu. Yunus Emre'nin şiirlerini herkes bilir. Severek okuduğumuz halk şairlerimizden. Ama kaçımız bu büyük şairin hayatını araştırdık ve öğrendik? Çok güzel bir kurgu ile Yunus Emre'nin hayatını bizlere anlatmış yazar. Ben biyografi ve tarih kitaplarını kurgu olmadan okumayı sevmiyorum. Bu kitapta benim sevdiğim gibi kurguyla harmanlanmış olduğu için severek okudum. Ama ara ara sıkıldığım yerler olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Bu yüzden kitabı okuma sürem uzadı. Samuel'in olduğu bölümleri çok büyük bir keyifle okudum. Samuel'in bölümleri diğer bölümlere kıyasla daha akıcıydı bana göre. Mevlana, Hacı Bektaş Veli, Tapduk Emre gibi önemli isimlerde kitabın içinde sık sık geçiyor. Bunların yanı sıra o dönemin tarihinde gelişen önemli olaylarıda anlatmış İskender Pala. Olaylar biraz ağır ilerlesede benim severek okuduğum bir kitap oldu. -Tek tek köyleri basan Moğollar Yunus Emre'nin de köyünü basıp her yeri yıkıp dökmüş, kan akıtıp, masumların canını almışlardır. Bu saldırıda Yunus Emre gözünün nuru, canının canı olan Sitaresini kaybetmiştir. Oğlu İsmail ise esir düşüp izini kaybettirmiştir. Her yerde oğlunu arayan Yunus Emre aradan yıllar geçsede umudunu kaybetmeden oğlunu aramaya devam eder. Bir yandan da Yunus Emre'nin dervişlik yolundaki gelişmelerini, Yunus'un nasıl Yunus olduğunu okuyoruz.
1000Kitap
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202048,9bin okunma
·
522 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.