Utku liseye kaydını yaptırmak için trene biner. Ablaları Özge ve Bilge de daha önce evden ayrılmanın deneyimini yaşamışlardır. Şimdi evden ayrılma sırası Utku’ya gelir.
Tren yolculuğu uzun sürecektir bu esnada Utku ablaları ile geçmişte yaşadığı acı ve tatlı anıları birer birer hatırlar. O hayat dolu günleri şimdiden özlemektedir. Kardeşler birlikte şen ve şakrak yaşarken anne babasının onlara kol kanat gererken yaşadığı sıkıntıları aklına getirir.
Acaba geleceği nasıl olacaktır? Mutlu olabilecek midir? Veya mutluluk aslında nedir ? Uzun tren yolculuğu esnasında sık sık eski anıları aklına gelir ve mutluluk kavramını sorgular.
Artık karşısına çıkan engelleri aşmada tek başına olacak ablaları ve anne babası uzakta olacaktır. Çocukluktan gençliğe geçiş döneminde çeşitli sıkıntılarla karşılaşan Utku bunlara kendince çözümler üretir.
Sonra bir an gelir ve mutluluk sokağının herkes için ayrı bir yer ve ayrı bir durak olduğunu keşfeder. Keşke dünya herkesin hayallerinin gerçek olabileceği ve herkesin mutlu olabileceği bir yer olsaydı ama öyle değildir. Ama yine de umut etmeden vazgeçmeyerek mutluluğu mütemadiyen aramak gerekir.
İnsanı mutlu eden sevdiği işleri yapmak ve düşlerini gerçekleştirmektir. İnsan bu umutla yaşamalıdır. Hayaller ile gerçekler arasındaki mesafe aslında o kadar da uzak değildir.
Mutluluk Sokağı geleceğe uzanan bir yolculuktur. Fakat Utku’nun sık sık anı geçmişine daldığını ve sorunlarını çözerken ablaları ve ailesi benzer durumda ne yapardı merak ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla mutluluk arayışı geleceğe uzanan ama aynı zamanda geçmişe götüren bir yolculuktur.