Okuduğum ikinci şiir oldu. Edip Cansever'i Nazım'dan daha çok beğendim. Özellikle Mendilimde Kan Sesleri ve Ramiz dayıdan duyduğumuz Ölümü Gömdüm Geliyorum muazzam şiirlerdi.
Tarz olarak umutsuzluk ve karamsarlık hakim olsa da tam anlamıyla karanlık değil; Edip abim aşkın tüm olumsuzluklarını anlatırken bir yandan sevmeyi, ölümü anlatırken ise yaşamı hatırlatıyor.
Güzel sevmiş, güzel yazmış. Tomris hanım da ne karıymış arkadaş, diyesim var. Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar; meziyetli tüm şairleri peşinde sürüklemiş. Kadın sihirli değnek gibi. Hangi şairin yüreğine dokunduysa, şairin şiirler döktüğü kadın olmuş. Ne sevilesi kadınmış. Yürekte büyük izler bırakmış. Turgut Uyar ile Cemal Süreya'yı da okursam, Tomris'e bir başka aşık olan olarak listeye girmem olası.
Açıkçası bana da şiirler yazdıracak kadınlar oldu ama insan okuyunca anlıyor ki şiir gerçekten büyük bir meziyet. Edip Cansever... Fazla şiirden ölen insan. Bir ölüm bir adama bu kadar çok yakışırmış. Böyle anıldığını görseydi eğer, ölümünden kıvanç duyardı.