·552 syf.····Okunma: 11 Haziran 2021 23:13 Zafira, kimliğini gizleyerek de olsa kimsenin yapamadığını yaparak Arz'a girip sağlıklı bir şekilde çıkabilen tek kişidir. Avladığı hayvanlarla köyündeki insanları açlıktan ölmekten kurtaran avcımıza bir gün reddetmek istemeyeceği bir teklif gelir. Kız Kardeşler'in Aravistan halkını korumak için büyüyü de beraberlerinde götürerek kötülüğü hapsetmek istedikleri Sharr adasına gidip Kayıp Macavhar'ı bulmalıdır. Aksi taktirde Arz genişleyerek tüm Aravistan'ı yerle bir edecektir. Bu yolculukta karşılaştığı insanlar ile hiç ummadığı olaylar yaşayan Zafira, bu insanlara canını emanet edecek kadar güvenebilecek midir? Özellikle de Ölüm Prensi Nasir'e?
.
Konusunun güzelliği yanında kurgusunun zayıf kaldığını düşündüğüm bir kitaptı. Öyle âşık olduğum bir karakter olmadı ama Zafira'yı sevdikleri için yaptığı onca şeyden dolayı oldukça sevdim. Nasir etrafındaki insanlar tarafından öyle manipüle edilmiş durumdaydı ki gerçekleri öğrendikçe ona bunu yapanlara iki tane çakasım gelmedi değil. Nasir'e de birkaç tane vurabilirdim bu arada o da canımı sıkan şeyler yaptı. Altair'i sevsem mi dövsem mi gerçekten hâlâ karar verebilmiş değilim. İkinci kitapta seri için daha önemli bir karakter olacağının sinyali bu kitapta veriliyor.
.
Olayların geç başlamasından ve yazarın diline alışamamış olmamdan dolayı başlarda ilerlemek biraz zordu. Zaten esas kızımız ile oğlumuzun tanışması o kadar geç oldu ki bekleyene kadar çatladım. Arada geçen o sürede kitap akıcı olsaydı eminim bu benim gözüme batmazdı. Zafira için çok yıkıcı olması gerektiğini düşündüğüm bir olay yaşandı ama o buna çok az bir tepki verdi. Yaşanan bu olayın sebebini kitabın sonunda öğreniyorsunuz ve o kadar saçma bir sebepti ki bu, çok sinirlendim. Daha böyle kızdığım birçok şey var.
.
Bazı yerlerin fazla uzatıldığını düşünüyorum. Genelde büyük beklentilerle başlamam hiçbir kitaba ancak Ateşin Peşinde'yi bu kadar az seveceğimi düşünmemiştim. Kitapla ilgili hislerim biraz olumsuz doğrultuda olduğu için öneririm ya da önermem diyemiyorum maalesef.