Varlığı bir dert, yokluğu yara
8/10
·496 syf.··
2021 151. kitabı
Bu kitabıyla birlikte yazarın külliyatını tamamlamış oldum. Yazarın hikâye kitapları dışında ("Kambur" ve "Neden Ucuz Saat Takıyorsun") tüm kitaplarından keyif aldığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle "Herkes Tek Başına Ölür", "Ayyaş" ve "Küçük Adam Ne Oldu Sana" romanlarını tavsiye edebilirim. Yazarın kitaplarını genel olarak kıyaslayacak olursak karşımıza sürekli benzer temalar çıkıyor: geçim sıkıntısı, parasızlık, Nazi Almanya’sı. Yani kısacası yazar o dönemdeki küçük adamın sosyal ve ekonomik hayatına dair bize ayrıntılı bilgiler sunuyor. En azından bu iddiam hali hazırda çevrilmiş kitapları için geçerli. Çünkü yazarın henüz dilimize çevrilmemiş bir o kadar kitabı daha var. Oldukça hacimli kitaplar yazmasına rağmen romanlarındaki dil son derece akıcı ve sade. Kesinlikle sıkmıyor, okuma süreci hızlı ve keyifli bir hal alıyor diyebilirim. Evet, Fallada’nın küçük adamı her romanında karşımıza çıkıyor. Kimdir peki yazarın sıkça bahsettiği bu küçük adam? Weimar Cumhuriyetinin çözülmeye başladığı ve Ulusal Sosyalizmin tırmanışa geçtiği dönemde Alman halkının içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu temsil eden kişidir bu küçük adam. Küçük adam genelde beyaz yakalı bir çalışan olup ay sonunu güç bela getiren, sürekli maddi sıkıntı ve işini kaybetme korkusu içinde yaşayan biridir. Küçük adam Nazi Almanya’sını en doğru şekilde tasvir eden kişidir. Kitabın başlığına bakacak olursak yazarın “Küçük Adam Ne Oldu Sana” romanını hatırlatıyor. Aslında bu kitap, adı geçen romanla yakından ilişkilidir. Fallada "Küçük Adam Ne Oldu Sana"yı yazdıktan sonra dünyanın pek çok yerinden kendisine oluk oluk para akmaya başlar ve Fallada bir anda zengin bir insan haline geldi. Yazar bu umulmadık başarı ve serveti kendi tecrübelerinden yola çıkarak bir romana dönüştürdü. Yani "Küçük Adam Büyük Adam” ve “Küçük Adam Ne Oldu Sana"nın birebirlerinin zıttı olan iki romandır. Yazarın diğer hiçbir kitabında burada olduğu kadar otobiyografik yansımsalar bulmak mümkün değildir. Yazar kendi hayatını en doğru şekilde bu romanında anlatmıştır. Fallada bir kez daha küçük adamı tasvir ediyor ancak bu sefer biraz daha farklı. Karşımızda artık büyük adam var. Sosyal prestij ve güç söz konusu olunca bir kaldıraç görevi gören para yazarın tüm romanlarında gizli kahramandır. Para, küçük adamın yaşamındaki temel ihtiyaçları karşılayan en önemli unsurdur. Para Fallada’nın karakterlerini resmen büyüler. Karakterler ona ulaşmak için çok yoğun bir uğraş verirler. Ancak bu para karakterlere mutluluktan çok mutsuzluk getirdiği de her kitapta örnekleriyle karşımıza çıkıyor. Örneğin "Kurtlar Sofrasında" Pagel kumar oynamayı bir eğlence ya da macera olarak değil, evini geçindirebilmek için seçer. Aynı şekilde "Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar" adlı romanında paranın küçük adamın özel yaşamına ciddi bir tehdit oluşturduğu görüyoruz. Kitabın karakterlerinden Max Tredup eline para geçince aile ilişkileri bozulur, eşine yabancılaşır. Para, acımasız bir toplumda küçük adamın son sığınağını tehdit eden bir unsur olarak hep karşımıza çıkar: evlilik. Para toplumun mihenk taşlarından olan insan ilişkilerini bozan, parçalayan bir sebep olmuştur hep. Bu romanda da benzer örnekler karşımıza çıkıyor. Küçük adamın para karşısında evlilik hayatı bir kez daha sorgulanıyor. Bu romanında 170 Mark aylıkla bir sigorta şirketinde çalışan Max Schreyvogel’e amcasından 3,5 milyonluk bir miras kalır. Yazar kapitalizmin yıkıcı güçlerine maruz kalan ve onu tekrar tekrar meşgul eden bir problemle uğraşmak zorunda kalan bir adamı ele alıyor. Küçük adam bir anda büyük adam oluverir. Bu kitabına kadar paranın yokluğunda karakterlerin çektiği sıkıntılardan bahseden yazar burada paranın varlığındaki sıkıntılardan bahsediyor. Para gerçekten küçük adama mutluluk getirir mi? Evet, kitapta cevabını en çok merak ettiğimiz soru bu oluyor. Bir anda servete konan kişilerin akıbetinin ne olduğu hepimizce az çok bilinen bir gerçektir. Hiç beklemediği bir servet karşısında Max da ne yapacağını bilemiyor, çok kolay bir av olarak açgözlü insanların tuzağına düşüyor. Servetini saçıp savuruyor, eşini aldatmaya başlıyor, tüm gün aylak aylak dolaşarak kendini içkiye veriyor. Neticede arkadaşlıkları ve evliliği tehlikeye giriyor. Yazarın kitaplarında bana göre süperwoman görevi gören kadın karakterler burada da karşımıza çıkıyor ve Max’ın eşi evliliklerini kurtarıyor ve serveti en makul bir şekilde değerlendirmenin yolunu buluyor. Yazarın bu romanında kullandığı teknik de diğer kitaplarına nazaran oldukça farklı. Yazar romanın başında okuyucuya çeşitli ipuçları sunarak onu yönlendiriyor ve olayların nereye varacağına dair okurun kafasında tahminler oluşturuyor. Yazar, mutluluk ve içsel huzur için paranın bir tehdit unsuru olduğu inancının doğruluğunu bir kez da kanıtlamış oluyor. Yazara göre para, insan ilişkilerini bozan, toplumunun ayrışması ve bireyin yabancılaşmasında en yıkıcı güçtür. "Küçük Adam Ne Oldu Sana" romanının başlığında sorulan bu soru, bu kitapta kendine bir cevap bulmuş oluyor böylece.
1000k
Küçük Adam Büyük AdamHans Fallada · Milliyet Yayınları · 197117 okunma
··
1.585 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
n
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, tamamıyla farklı bir kitap.
Bu kitabı "Küçük Adam Ne Oldu Sana" nın farklı bir çevirmen tarafından farklı başlıkla olan bir çevirisi sanıyordum. Bu konuyu aydınlatması açısından faydalı bir inceleme olmuş. Eline sağlık.