Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 11 Temmuz 2021 00:33 Bir Hüzün Yolcusu; aynı ismi taşıyan ilk hikâyeyle karşılıyor okuyucuyu.
Taburcu
Bu Çocukları Anlayamıyorum
Annemin Kıyameti
Tuhaf Bir Akşamüstü
isimli dört hikayeyle de devam ediyor serüvenine. Okuyucuyu hiç sıkmayan ve yormayan bir üslupla yazılmış her bir hikâye. Bu Çocukları Anlayamıyorum adlı hikâye ise bilhassa günümüz çocuklarının bilmişliğine ışık tutar nitelikte ve oldukça tatlı dialoglar barındırıyor. O hikâyedeki baba ile küçük oğlu arasındaki dialoglardan bir örnek;
"Onu anaokuluna götürürken, martıları gösterip "Bak bunlar gelin!", kargaları gösterip "Bunlar da damat!" demem başıma iş açtı. Beyefendi burun bükerek "Olmaz öyle şey, martıların da kargaların da kendi damat ve gelinleri vardır!" demesin mi?"
Yine aynı hikâye de geçen "Eşek Yumurtası" dialoğu var ki; oldukça dikkat çekici ve önemli.
"Okuyucu bu hikâyelerde bir yandan Nusret Özcan'ın edebi kimliğini bir yandan da hastalıklarla geçen son yıllarının ona neler hissettirdiğini bulacaktır..." ¹
1) Bir Hüzün Yolcusu arka kapağı.
Keyifli okumalar...