1000Kitap Logosu

Gönderi

Kübra Ergin
yorumladı.
Umut
Tehlikeli Oyunlar'ı inceledi.
479 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Kendimi aramaya çıktım, ama yolu kaybettim hangi sokakta olmam gerekiyor bilemiyorum. Ve artık kendimi aramanın yolunu da kaybettim. Hangi caddeye çıkmam gerekiyor bilemiyorum. Bu minik paragraf kitabın ana hatlarıyla bana düşündürdüğü bir, iki kısımın özeti. Düşüncelerin özeti mi olur derseniz, evet her şeyde olduğu gibi düşüncelerin de özeti olur. Kitabı okumaya başladığım ilk andan son ana kadar içinde olan arayış kendini birçok yolla teşhir ediyor. Gerek diyaloglar, gerek iç düşünüşler ve karakterlerin tasvirinde de bu hava mevcut. Yalın olmayan bir dille anlatılsa da biraz kafa karıştırıcı olsa da bu havanın kokusunu her türlü alıyorsunuz kitap boyunca. Kitapta kullanılan üstkurgu ve zihin akışı teknikleri okuru karmaşa içine sokuyor, çok fazla olmamakla birlikte olayların idrakını güçleştiriyor. Küçük bir olayın tasviri yapılırken bir anda kendinizi bambaşka olaylar ve mekanlarda bulabiliyorsunuz. Bazı olayların bağlantısız akımlarına kapılabiliyorsunuz. Bu da doğal olarak okuru biraz sıkıyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken şeylerden biri ana sahnede yer alan karakterlerin isimleri oldu. Kurgu içinde karakterlerin hepsinin isimleriyle ters bir şekilde bağlantılı olduğunu seziyorsunuz ve bu da ortaya güzel bir ironik durum çıkarmış oluyor. Diğer bir yandan kitap, toplumun bir çok çatışmasını işliyor karakterler aracılığıyla. Doğu-Batı çatışmasının sağlam bir şekilde işlendiğini görüyoruz.Karakterlerin zaten isimlerine ters olan hallerine şahit oluyoruz ve toplumun bel kemiğini oluşturan birçok konuya ev sahipliği yaptıklarını görüyoruz çok yalın bir şekilde ortaya konulmasa da. Drım drım drım... Lafı yavaştan bitirecek olursak Oğuz Atay'ın ilk okuduğum kitabı Tehlikeli Oyunlar oldu. Pek meraklısı değildim aslında ama çok muhterem ve sevgili ve değerli ve kıymetli bir arkadaşımın kitabı hediye etmesiyle kitabı okumaya başladım. Açıkçası biraz ön yargılı olarak kitaba başladım. Çünkü Oğuz Atay popüler kültüre çoktan kurban edilmiş ve selasının da okunduğu bir yazar, eee doğal olarak her yerde aynı cümleleri aynı kelimeleri görünce hatta bunlar Tv dizilerine bile konu olunca ben de Oğuz Atay'a karşı kronik soğukluk hastalığı başlamış oldu. Lakin kitabı okudukça Oğuz Atay'ın popüler kültürden çok daha fazlası olduğunu da anlamaya başladım. Maruz bırakıldığımız şeylerden daha sağlam bir yapıya sahip olduğunu anladım. Hep gösterilen o melankolik havalardan ironilerle nasıl sıyrılıp geçildiğini anladım. Kısaca bir nebze de olsa ön yargılarımın bir kısmı çürümüş oldu bu kitapla. Eee zaten ön yargılar yıkılmaktan başka ne için vardır ki.
Tehlikeli Oyunlar
9.2/10
· 18,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
273
Kübra Ergin
Fazlasıyla güzel bir tercih...
3
2
3 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Umut
Teşekkür ederim 👋☺️
1