Merhabalaar <3
Bugün, bende çok güzel etkiler bırakan ve bana çok fazla şey kattığını düşündüğüm Beklenmeyen(e) Yazılar kitabından söz etmek istiyorum size…
Yazarımızın, pandeminin ilk haftalarında yazmaya başladığı satırlardan oluşan kitabımız; bir kadının gelebileceği en güçlü ve hissedebileceği en özgür noktaya ulaşmak için verdiği ruhsal ve mental mücadelesini günü gününe görmemizi sağlıyor.
İlk bakışta kişisel gelişim kitabı gibi görünse de okurken öyle olmadığını anlıyorsunuz. Yazarımız bize ne yapmamız gerektiğini söylemiyor; kendi yaptıklarını, yapmak istediklerini, hissettiklerini ve düşündüklerini aktarıyor. Bunu bazen şiirlerle, bazen şarkılarla, bazen de düz ama tüm hislerini ortaya koyan satırlarla yapıyor. Bize de o satırlardan ders çıkarmak ve yeri geldiğinde örnek almak kalıyor.
Yazılan her satır öyle samimi ve içtendi ki, kitap okuyormuş gibi hissetmedim hiç kendimi. Kapağını açtığım an, o pencerenin önünde, nefis İstanbul manzarasına karşı, #onbirkahvesi eşliğinde koyu bir sohbete başladık Zeynep hanımla. Bazen ona hak verdim, bazen beni duymasa da fikir verdim, bazen kendimi gördüm ve çokça ders çıkardım… Ama en çok da yalnız olmadığımı hissettim. Bu hissin tarifi imkansız, “Benim gibi düşünen birileri daha varmış,” diyebilmenin yarattığı o güzel hissi nasıl tarif edebilirim ki?
Henüz yazarımızın yarı yaşındayım; göreceğim çok şey, gideceğim çok yol var ama o yolda attığım her adımda okuduğum satırlar gelecek aklıma. Biliyorum.
Kitaplar herkeste aynı hisleri uyandırmaz elbette ama gerçek benliğinizin açığa çıkamayacak kadar derine gömüldüğünü hissediyorsanız eğer, bu kitaba bir göz atın derim. Kim bilir, belki de benim göremediğim ya da hissedemediğim çok daha fazla şey katacaktır size. ;)
Zeynep Özyılmazel