1000Kitap Logosu

Gönderi

T.Tezcan Türedi
yorumladı.
432 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
    Maksim Gorki Ana kitabını 1906'da sürgünde bulunduğu yıllarda kaleme almıştır. Ve Ana kitabı ilk başta bölümler halinde bir dergide yayınlanmaya başladığı halde Rusya'da oldukça büyük yankı uyandırmış ve yasaklanmış hatta dergi kapatılmıştır. Yazıldığı dönem ve dile getirdiği gerçeklerle Ana kitabı toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir. Nitekim bunu okuduğunuzda ruhunuza kadar hissediyorsunuz. Anlatılanlar ile, 2021 yılında olmamıza rağmen sadece aş için bile insanların ne denli mücadele ettiğine tanık olunca, hala değişmeyen yanlış şeylerle  ruhunuz daralıyor, kalbiniz sıkışıyor.      Kitapta okuduğumuz dönem 1905 öncesinin işçi sınıfının bir portresi niteliğinde. Eser, fabrikada zor şartlar altında çalışan iscilerden biri olan Pavel'in ve arkadaşlarının Çarlık Rusya'sına karşı olan özgürlükçü fikirlerine ve devrimci hareketlerine ilk başta büyük bir korkuyla yaklaşsa da, sonradan onun ilkelerine sahip çıkarak devrim meşalesini taşıyan kadınlardan biri olan annesi Pelageya'nın hikayesi anlatılmaktadır.    Ana ilk başta korkmaktadır cubku kendisi hayatta o zamana kadar kocasının ve toplumun baskılarına boyun eğmiş, sesini çıkarmamış birisi. İçinde bulunduğu durum kendisine zorla kabul ettirilmiş, bu da onu sessizlestirmiş. Bu yüzdendir özgürlük, eşit haklar gibi ilk kez duyduğu kavramlara olan korkusu. Çünkü ilk kez durumunu sorgulamaya itmiş acaba daha iyi bir yasam mümkün mü diye düşünmeye başlamıştır. Ama zamanla onları dinledikçe anlamaya başlar ve verdikleri mücadeleye yürekten inanarak bu direnişin bir parçası olmaya karar verir. Daha güzel ve iyi bir hayatın mümkün olabileceğine inanarak bu yolda gençlerle birlikte yürümeye başlar.     Kitapta beni zaman zaman sıkan ve yoran tek şey bazı duyguların ve durumların biraz fazla uzatılması oldu. Onun dışında sade, akıcı, siyasi terimlerle sizi yormayan ama yaşananlarla sarsarak güzel bir anlatımı var. Söylemeden geçemeyeceğim bir noktada Ergin Altay gerçekten büyük bir titizlik ge emekle yapmış bu çeviriyi, okurken anlıyorsunuz.    Kitabı okuyacaklara naçizane bir önerim olacak. Pavel'i daha iyi anlamak -özellikle anne-oğul ilişkisindeki duygusuz olduğu durumları- Maksim Gorki'nin otobiyografik üçlemesinin ilk başta okumanızı tavsiye ederim. Çünkü yazar "Ana" karakteri ile aslında göremediği anne sevgisini Pavel'e göstermiş ama kendisi bu konuda eksik bırakılmış bir çocuk olduğundan Pavel tarafından bunu yansıtamamış olduğunu düşünüyorum. 1905 devrimi öncesi Rusya'nın toplumsal yapısını ustalıkla yansıtan, aynı zamanda bir uyanışın simgesi haline gelen Ana kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Ana
8.6/10
· 18,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
167
T.Tezcan Türedi
Güzel değerlendirmeniz için emeğinize sağlık...derin uykuda olan sindirilmiş toplumların uyanışı ve sonrası için fikir veren sağlam bir kaynak incelemesi...
1
2
Yelizz
Guzel yorumunuz için çok teşekkür ederim 😊📚 umarım okuyan herkes benim kadar severek okur 🙏
2