Yunan mitolojisi beni içine çekmez diyerek başladığım kitap, duygu girdaplarının içine çekerek beni orada kaybetti. Patroklos’un gözünden anlatımı ile destanın içerisine iki aşığın bakış açısından bakılıyor. Tanrıların, ölümsüzlerin ve ölümlülerin ayrı yollardan yürüseler de tek bir şeyin sonunda da olsa birleştirici gücü olduğu görülüyor: Sevgi.
Kitap gördüğümüz yıkık dökük taşların altında derinlikli hikayeler yattığını anlamamızı sağlıyor. Hafızalarda yeniden can bulup hatırlanıyor. Gerçeklik ne kadar keskin bir bıçak olsa da bir aşık için keskinliğinden ziyade kendini feda etme etme dürtüsünün ağır bastığını bize gösteriyor. Bana göre şiddetle vurgulanması gereken nokta ise yürekten hareket etmenin hayatı yaşanmaya değer bir şey kılması ki kitaptan en sevdiğim alıntılardan biriyle bunu desteklemek istiyorum; “ Oysa her zaman yürekten gelen şeyleri söylemek de bir tür deha değil midir?”
Yazarın kelimelerle dans edişi her şeyin daha güzel ve anlaşılır ifade edilebileceğinin kanıtı olarak insanın yüzüne çarpıyor. J. K. Rowling’in dediği gibi okuduğum en iyi kitaplardan biri.