Doğadaki her imge kültür aynasından geçerek zihnimizde yer buluyor. Kültür aynası dediğim, yani, insanın içine doğduğu, yıllardır süregelmiş bilgiler üzerinde gelişen toplumun yarattığı bir algılama aracı. Dolayısıyla, her ne kadar her devrim ya da daha genel anlamda her eylem, önce fikirden türüyor gibi görünse ve böyle başlıklandırılsa da aslında kavramlar cemiyetin bizde yaratmış olduğu görme biçimlerinden doğuyor. Neticede, devrimin tanımının ekonomik, kurumsal ve sınıfsal değişimlerin sonucu olarak temellendiğini düşünüyorum. Bu doğru olan yoldur demiyorum, ancak zamandan ve tarihten çıkardığım sonuç bu. (Toplum için yapılan devrim, ilk olarak toplumun isteğince şekillenmiş oluyor böylece.)