Son bir ayım sürekli yollarda geçtiği için yanımda ince kitaplarım vardı. Eve gelince hacimli kitap okuyayım dedim ama hava o kadar sıcak ki sürünürken bari sürükleneyim diye malum gerilime polisiyeye gitti elim. Riley Sager’ı daha önce okumadım hatta duymadım bile. Bu tarz kitaplar ararken muhtemelen karşıma bir yerde çıktı, aldım. Kitabın ilk 100-150 sayfasında yanlış seçim yaptığımı düşünmeye başladım çünkü akmıyordu meraklandırmıyordu derken birden kitap hareketlenmeye başladı. O kısımdan sonra merak ve gerilim de seviye seviye artmaya başladı. Sonu, olayların çözüldüğü yer, beni bayağı bayağı şaşırttı. İlk çeyreğini üç günde gerisini bir günde okudum öyle söyleyeyim size. Çeviriyi de maalesef beğenmedim. Pek çok cümleyi hata mı var yanlış mı anladım diye tekrar tekrar okumak durumunda kaldım. Konusuna değinmiyorum burada, gerilim romanı arayışındaysanız kesinlikle tavsiye ederim, çıtır çerezlik bu aralar çok iyi gider.