Puan vermedi·250 syf.····Okunma: 01 Ağustos 2021 00:22 Geçen ay büyük goller yediğim için bu ay ki sayı için acele etmedim sanırım. Tesadüf eseri denk geldim. Nasıl bir sıkıntı içindeysek artık ülkece rutin bile yabancılaşmaya başladı. En azından benim için bir süredir durumlar öyle.
Bu ay ki sayıda yer alan ve durumu özetleyen en güzel yazı Gürgen Öz' ün " Sıkıntı " yazısı olmuş. Her cümlenin sonunda nokta ile birlikte bir süre duvara bakıyorsunuz.
Bir sabah uyandık Marmara Denizi ölmüş. Gün ortasına doğru marketteki fahiş fiyatlar. Döviz nedeniyle her şey almış başını gidiyor.
Akşam uzanıyorsunuz iki dakka gündem takip etmeye gelmiyor. Tecavüz, taciz, cinayet. Hiç mi güzel haber olmaz diyorsunuz. Olmuyormuş. Yok yani. Varsa da ben denk gelemiyorum.
Neşe yok, eğlence yok, huzur yok, güven yok.
Ferahlık yok, her yerde acı. Elimizi nereye atsak birinin yarasının kanında boğuluyoruz. Hele ki her şeyi çok içselleştiren insanlarsak.
Bu beni ayrıca zorluyor. Birinin derdini dinledikten, mutsuzluğuna ortak olduktan sonra evimin dışında bırakamıyorum o hüznü. Normali bu mu yoksa diğeri mi bilemiyorum. Her acı acımın üzerine konup kamburumda yuva ediniyor kendine. Öyle böyle tökezleye tökezleye yürüyoruz. Ne kadar ileri gidiyoruz orası meçhul tabi.
İlgi alanımın hızla değişmesinden ötürü mü bilmiyorum. Hemencik Beyhan Budak yazısını açtım. Bu ay ki yazı başlığı
" Memento Mori ''
O kadar güzel ve içten bir yazı ki.
Yine de öyle güzel ve içten bir yazı olmasına rağmen hatta ikna edici bir yazı olmasına rağmen tabuları yıktıramadı. Yaklaştı birazcık ama.
Yazının ana mantığı ya gerçekten değer verdiğin insanları birden kaybedersen ?
Onları kaybetmiş gibi düşünün ve ertesi gün ne için pişman olacağınızı hesaplayın diyor.
Teker teker ölmüşler ve sen öylece kalakalmışsın ya da tam tersi onlar öylece kalakalmış.
Bu noktada insanlar ikiye ayrılıyor. Şimdi bu sorun bunca yaptırımı gerektirecek bir şey miydi ? diyenler.İyi ki yapmışım. Kafam rahat diyenler.
Ben ortada bir yerlerde ama daha çok "bu mu yani taktığın şey" kısmına yakın bir yerlerde tutunuyorum.O kadar şeyi içinde biriktirip dağ yapmaya gerek var mı ? Yok elbette. Ama bazen öyle olması gerekiyor. Gerekiyor mu sahiden çok da bilemiyorum.
Şahane bir kesinlik :))))
Yazılar güzel, çizimler güzel, fikirler güzel.
Tam eline çayını, kahveni alıp keyifle okunacak bir sayı.
Ama bilin bakalım ne yok ?????