Puan vermedi·296 syf.····Okunma: 05 Ağustos 2021 08:06 Öncelikle okunması kolay bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Elimdeki kitap, 2017 basım ve Butik Yayıncılığa ait.
Herkese hitap edebilecek bir kitap olduğunu düşünmemekle birlikte, Tanrı’nın her şeyde olduğunu/ Tanrı’nın her şey olduğunu düşünen insanların okumaktan zevk alacağını düşündüğüm bir kitap.
Sufi şair Kabir’in sözlerinden, felsefesinden fazlaca yer ediniyor zaten kitap Ermiş Kabir’in sözleri üzerine konuşmalar adında. Buradan da anlaşılacağı üzerine kitap daha çok soru cevap üzerine kurulu.
Genel olarak birçok konuya değiniliyor kitapta; aşk, para, hayat, Tanrı vs. Osho kitapta genel olarak bireyselleşmekten, içselleşmekten ve bencilleşmekten bahsediyor. Polyanna’cılık oynamayı bırakmamız gerektiğini öğütlüyor biraz da. Örnek verecek olursam şöyle bir ifade geçiyor kitapta: “’Peki ne yapmalı?’ diye sordun. Benim önerim şu: Üçüncü Dünya Savaşı’nı önleyebileceğini düşünme, yoksulluğu değiştirebileceğini düşünme. Sen yalnızca kendini değiştirebilirsin. Açgözlülüğünden kurtul, gelecekten kurtul, zihninden kurtul: daha sevgi dolu, daha yürekli ol ve daha yürekten yaşa. Ve eğer daha çok insan bu şekilde yaşamaya başlarsa işte dünyayı değiştirmenin tek yolu budur. Dünya doğrudan değiştirilemez çünkü dünyanın ruhu yoktur. Ruh bireyde vardır; sadece bireyler değişebilir.”
Bir diğer örneği de şu alıntı ile vereyim:
“Senden kesinlikle bencil olmanı istiyorum.
Önce kim olduğunu bilmeye çalış: Bencilliğin birinci ilkesi budur. Önce sevmeye çalış. Bencilliğin ikinci ilkesi budur. Kendini sev ki başkalarını sevebilesin. Ve bencilliğin üçüncü ilkesi: Anı hazla yaşa, mutlulukla yaşa ve sonra içinde bir şeyler olmaya başlar. Tetikleyici bir nokta olursun; bir dünya süreci başlar.”
Dediğim gibi yazarın görüşüne katılanlar ve katılmayanlar olacaktır. Kitabın geneli öznel duygular, öznel düşünceler, öznel bilgiler ile dolu. Osho’ya katıldığım çok nokta var ama katılmadığım birkaç nokta da olmadı değil. Basit veya sığ açıklamalar da okumadım değil. tabi basit cevaplarda çok normal geliyor bir noktada. Sorulan sorular çok basit ve dar bir bakış açısına sahip çoğu.
Kitapta bahsedilen Tanrı kavramının İslam’daki Tasavvuf anlayışına çok benzediğini hatta kitapta da bundan bahsettiğini söylemeden geçemeyeceğim. O yüzden bu alanla ilgilenen olursa eğer bu kitaba da bir göz atsın derim. Birçok noktada size fayda sağlayabileceğini düşünmekteyim ya da Tanrı arayışında olan, sorgulayan bireylerin de başlangıç için okuyabileceği, herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir kitap.
Osho hakikat arayışının 4 aşaması olduğundan bahsediyor. Bu kısma geldiğimde aklıma ilk gelen şey Ali Şeriati’nin insanın 4 zindanı oldu. Aslında genel olarak baktığımda aynı şeylerden bahsettiklerini anlamak da zor olmadı. Hallac-ı Mansur’dan da bu konudan bahsederken söz ediyor. Hatta şöyle diyor:” Tanrısallık senin içindedir, Tanrı’nın krallığı senin içindedir. Şimdi aramak, keşfetmek sana kalmış. Mesele yeni bir şey icat etmek değil, sen ona zaten sahipsin. Sadece üzerindeki örtüyü kaldırman gerek. ‘Perdeyi kaldır,’ diyor Kabir, ‘ben hakikati gördüm.’” Bir örnek daha vereyim:
“Hiçbir şey Tanrı’nın dışında değildir. Hava, toprak, eter, ateş ve su. Hiçbir şey Tanrı’nın dışında değildir çünkü hiçbir şey onun dışında değildir. Tanrı’nın bir dışı yoktur.”
Son söyleyeceklerim olarak Tasavvuf ile ilgilenen veya ilgilenmeye başlayan, araştırmaya başlayan insanların bu kitaptan bakış açıları ya da düşüncelerini derinleştirmek amacıyla yararlanabileceğini düşünüyorum. Birçok kez aynı konular hatta aynı şeyler tekrarlanmış bu yeri geldiğinde de sıkabiliyor okuyucuyu. Bunu da söylemeden olmazdı.