#okudumbitti
#İsmailDemirtaş
#KerpiçEv
#158Sayfa
#AğustosAyı5ciKitap
Selam canlar. 13 ayrı öyküden oluşan kitap beni oldukça etkiledi diyebilirim. Her bir öykünün kendi içinde ouiylesine derin anlamları var ki. Yazarımızın eline, emeğine ve yüreğine sağlık demeden geçemiycem.
Kerpiç ev deyince eminim zihninizde, hayalinizde birşeyler canlanıyordur. O ev, evde yaşananlar, anılar vs. Bende böyle olacağını düşünmüştüm ama aklıma en son gelirdi herhalde öyküye ses olanın bizzat kerpiç evin kendisi olacağı. Bu anlamda yazarın kalemi sade, yalın olmakla birlikte betimlemeleri çok iyiydi. Buna yalnızca kerpiç ev öyküsünde tanık olmuyoruz. Diğer öykülerde de ana karakterlerin yanında zaman zaman bize nesnelerin seslendiğine şahit oluyoruz. Bu bazen yolda tıngır mıngır ilerleyen bir kamyonet, bazen de bir okulun herhangi bir sınıfında ki bir silgi oluyor. Hele ağaçların dile gelmiş halini okurken ne kadar da gündeme dair demeden edemedim.
Kitapta o kadar çok duyguyu birarada hissettim ki. Bazen kerpiç evde, bazen çukurovada, kimi zaman sel ile boğuşurken kimi zaman veremle( ya da cahillikle demek daha doğru sanki) savaş halindeydim. Geç gelen adalet adalet değildir'i yaşadım tekrardan. Yani demem o ki alıp okuduğunuzda pişman olmayacağınız bir eser. Tekrar emeğinize sağlık diyorum sevgili yazarım İsmail Demirtaş.
"Hiçbir zaman bilememişti ki zaten bu cehaletin, adaletsizliğin, ayakları altındaki çamurdan daha hızlı sıçrayıp insanlığı kirlettiğini"
"Azı çok, aç olanı tok etmesini bilen analardandı" ah güzelim anadolu kadını
"Korkma kızım, inan bana ben korkmuyorum. Doğanın dengesini bozan düzensizliği değiştirecek olan siz yavrularsınız. Onun için küsme doğaya, hadi koş fidanına sarıl, umuduna sarılır gibi kokla, sev, doğaya zulüm eden zalimlerin zalimlere tükürürcesine gülümse ona"
"İşte bu silah yıllardır karşılıklı konuşup anlaşmaktan korkanların güç kaynağı oldu. Bu silah sevgisizlerin elini uzattıkları buz gibi birer demir parçası oldu. Eğer sen de herkes gibi korkak ve sevgiden yoksunsan al bu silahı vur beni"