Puan vermedi·199 syf.····Okunma: 12 Ağustos 2021 21:20 Not:İncelememin bir bölümünde kitaptaki 2 hikayenin konusundan bahsediliyor ve sonları söyleniyor. Eğer o iki hikayenin sonunu öğrenmek istemezseniz inceleme içindeli spoi uyarılarına uyunuz. Okuyucu_u iyi okumalar diler.
.
Kitaptaki hikayelerin çoğunun ana karakteri erkek ve bu erkeklerin coğu da beyniyle düşünmeyen erkekler. Memleket hikayeleri başlığı altında bu kadar ahlaksızlığın bulunduğu hikayeler okumak bizim memleket böyle bi yer mi dedirterek, bir kadın olarak kimseye güvenmemem gerektiğini tekrar hatırlattı. Hikayelerdeki kadınların çoğu cinsel bir meta gibi anlatılıyordu, bir kadını tanımlarken vücut hatlarından başlayarak tanıtılması gerçekten çok rahatsız edici. Mesela Ayşe'nin Talihi hikayesi.
! ! ! SPOİ BAŞLANGICI ! ! !
Ayşe ve annesi kendi halinde yaşayan insanlar annesi evde yokken kapıya bir adam geliyor yağmur yağmaya başladı ıslanmayayım kapıyı aç içeri gireyim diyip ikna ediyor ve içeri girince Ayşe'ye saldırıyor. Ayşe de ondan kaçarken adamın ayağı kayıyor ve adam başını taşa vurup ölüyor. O korkuyla Ayşe adamı bi kuytuya gömüyor ve başı o dertten kısa bir süre kurtuluyor. Ama yalnız olduğu bilinen bir genç kız olan Ayşe'nin başı çok sürmeden yeni bir derde giriyor. Bir süre sonra etrafta Ayşe'nin annesini sokakta gören bir adam, evde Ayşe'nin yalnız kaldığını anlayarak evin duvarından içeri giriyor ve Ayşe bu kez de aynı korkuyu yaşama korkusuyla, bir cana daha sebep olmayayım aman diyerek sessiz kalıyor!! Bu nasıl bir hikaye!! Gerçi hayattan memleketten her gün yaşanan olaylardan biri malesef bu. Ayşe gibi niceleri var... Asıl sinirim galiba bu duruma. Ya da ilk hikayedeki akıllarına cinsellik gelince Emine'yi hatırlayıp evine giden ama umduklarını bulamayan insan müsveddelerine! Emine'nin açlıktan ve soğuktan öldüğünü görünce "Tüh yetişemedik" diyorlardı. Neye yetişemedikleri ise düşündürücü. Emineyi ölüm döşeğinde görünce insafa gelip ona 1 ekmeği 2 parça yakacağı çok görmeyecekler miydi, yoksa nasıl olsa nefes alıyor diyip akıllarındaki fenalıkları mı yapacaklardı kadına!
! ! ! SPOİ BİTİŞİ ! ! !
Çok sinirliyim, bu hikayelerin malesef gerçek olduğunu bilmek beni çok sinirlendiriyor. Ama yine de memleket diyince aklıma Anadolu kültürü yardımseverlikleri güzellikleri geliyor. Hani şu bir başkadır benim memleketim sözünü duyunca içimize doğan duygulardan bahsediyorum. Nezaketten düşünceden... Çünkü bu değil bizim memleketimizin özü. Bu olsa olsa yolundan şaşmış insanlığını unutmışların sebep olduğu üzücü olaylardır. Meleketimizin hikayeleri Anadolu irfanıyla dolu olmalıdır. Başlık farklı olsaydı diye geçiyor içimden ama işte memleketimizin iki yüzü var. Biri aydınlık biri karanlık. Bunun yanında en beğendiğim hikaye ise Bir Taarruz'du. Kitap eğer elinize geçerse bu kısa hikayeye birkaç dakikanızı ayırmanızı öneririm.