Bir kitaptan alınabilecek net verimin hepsini kapsıyor. Sayfa sayısının çok az olmasına rağmen. Sadece sonunu okurken duyguyu sonuna kadar hissedebilmek adına herbir kişiye belirlenmiş sonu okumak isterdim. Yani açık uçlu olmayan okuyucunun keyfi iradesine bırakmayan kesin ifadeler isterdim. Onun dışında günümüz aile yapılanmasını biraz iğneleyici biraz duygusal tonlarla çok güzel işlenmiş. Kitap size iç içe geçmiş aynalar örgüsünü yansıtıyor. Bahsi geçen nesiller arası benzerlikleri ve olası benzeyişleri hem apaçık görüyor hem de sezgilerle bağlılık sağlıyorsunuz. Kitap aynı zamanda insanların kararlarını, duyguların ne derece etkileyebileceğini de gösteriyor. Çocukluktan bu yana gelen bağlar hiyerarşisinin sevgi önceliklerini nasıl değiştirdiğini ve insanların aradaki sevgi kaybolsa bile hayattaki sorunlardan çok sıkıldıkları için sanki sevginin yeri değişmemişçesine kendilerini nasıl kandırdıklarını çok güzel anlatıyor. Aynı zamanda beslediğimiz nefretin birebir karşımızdakiyle alakalı olmadığını aslında kendi hayatımızdaki sorunların yansıması olduğu için nefret ettiğimizi öğretiyor. Kitabın başından sonuna kadar beni rahatsız eden tek bir konu vardı. O da; insanların sağlığı sadece bedensel olarak tanımlayıp fiziken iyi oldukları zaman onları sorunsuz görmeleriydi, kimse kimsenin iç dünyası ile ilgilenmiyordu. Halbuki birbirlerine karşı kurulmamış birçok cümleleri ve dile gelmeyi bekleyen acıları vardı.