Öyle bir insan düşünün ki tiyatro ve sanat aşkıyla yanıp tutuşan… Azimli, tutkulu, prensipli… Bu uğurda ailesini bile geride bırakabilen biri… En dipten zirveye doğru kararlılığıyla adım adım ilerleyen; yılmadan, pes etmeden… Birçok zorluğa göğüs gererek…
İşte bu kişi: “Ertuğrul Muhsin” yani Cumhuriyet’in ilan edilmesi ve soyadı kanunun yürürlüğe girmesiyle; sinema ve tiyatroya az da olsa merakı olan kişilerin tanıdığı isim olan: “Muhsin Ertuğrul”.
Sevgili yazar Orhan Bahtiyar’ın “Muhsin” isimli kitabının tanıtımını gördüğüm zaman bu kitabı okumalıyım, demiştim. Çünkü ismini birçok kez duyduğum ve bazı kitaplar sayesinde hakkında az çok bilgi sahibi olduğum “Muhsin Ertuğrul” hakkında daha fazla bilgi edinmek istedim, açıkçası.
Ve “Muhsin” kitabı sayesinde ilk defa sevgili yazar Orhan Bey’in kalemiyle de tanışmış oldum.
Kitabın dili akıcı ve sade. Rahatça okunabiliyor. Lakin bazı yerlerde bilinmeyen kelimelerin anlamalarının dipnot olarak verilmesini isterdim, açıkçası. Sorun da değil aslında; tek tek sözlük anlamlarına baktım, notlar aldım. Kitapta birçok karakter var. Oyuncu, sanatçı isimleri vs. Onları da kim kimdi ne idi vs dememek için not aldım hep.
Kitapta sadece sevgili Muhsin Ertuğrul’un hayat hikâyesini değil arka planda; Osmanlı Devleti’nin son demlerini, Kurtuluş Savaşı ve getirilerini de okuyorsunuz. Ve okurken asla sıkılmıyorsunuz.
Modern Türk Tiyatrosu’nun kurucusu, oyuncu, yapımcı ve hocaların hocası Muhsin Ertuğrul’u anlatan bu kitabı iyi ki okumuşum.
Sadece tiyatroya ve sinemaya merakı olan değil, olmayan biri ya da birileri; bir insanın elinde imkanları yokken bile neleri başarabilir bunu görebilmesi için bile bu kitabı okumalı diye düşünüyorum.
Son bir şey daha yazmak istiyorum. O da şu: kitabın son sayfalarına geldiğimde sanki kitabın devamı olabilirmiş gibi geldi. Ve de kitabın sonunda sürpriz bir isim vardı. Acaba onun da hayat hikayesini mi yazacak yazarımız? Merak konusu.
Kısacası kitabı tavsiye ederim.Sevgiler.