·319 syf.····Okunma: 05 Eylül 2021 16:40 Otoriter ve sıkı rejime sahip bir devlet, nasıl gerçekten bunu başarır?
1984 yılında mısınız yoksa tarih başka mı bilemezsiniz. Çünkü geçmiş değiştirilmekle kalmıyor; değişen geçmiş gerçek, gerçekse bugün oluyor.
Ana karakterimiz Winston Smith ile tanıyıp içine girdiğimiz 1984, sıkı rejimle yönetilen bir halkın nasıl bastırıldığını açıkça anlatıyor. İnsan psikolojisi üzerinde yoğunlaşmış bu devlet geçmişle, düşüncelerinizle ve gerçeklerle oynuyor. Çocuklar, ailelerini düşünce suçuyla sevgi bakanlığına rapor ediyor. Tele-ekran ise har daim sizi gözetliyor. Artık baştaki yalan söyleyenler, yalanlarına kendileri bile inanıyor...
Böylesi bir durumda yapılabilecek en kötü şeyi yapan karakterimizin (Devlet karşıtı düşünmek), başından geçen olayları okumak oldukça heyecan vericiydi.
Çiftdüşün ilkesi, Yenidil ,tele-ekran gibi zekice bir temel üzerine kurulan devleti ile harika bir kitaptı.
&&&Spoilerlı Eleştirim ————————>
Kitabı okudukça sorguladığım en önemli şeylerden biri savaşın gerçekten olup olmadığıydı. Savaşın gerçekten az bir miktarda bile olsa varlığını göz önünde bulundursam da ülkeye yapılan bombalamaların gerçekte hükümet tarafından yapıldığının kanaatindeyim.
Sonunu baştan bildiğimiz kitaplardan olsa da gelen O'Brien karakteri beni önce ümitlendirip sonra büyük hayal kırıklığına uğrattı. Ama yine de en çok üzüldüğüm karakterimizin son kısımda boyun eğmesi oldu.