Kitap, kafası büyüyen ve kulaklarından zehirli sıvı akan, hiçbir tedavi yöntemi bulunamayan bir kızın yaşamını anlatıyor.
Duygu’nun kafasının içi çok güzel genel olarak zaten ana karakterin düşüncelerini ve hislerini okuyoruz bununla eş zamanlı olarak ilerlemesi gereken zamansa hızlı akıyor. Kız bayılıyor ve ve biz onun düşüncelerini okurken başka bir zamana ötelenmiş buluyoruz kendimizi.
Bana göre kitabın sonu biraz alakasız bitti ve anlatım da bir yerden sonra akıcılığını kaybetti. Kitap bittiğinde çok arafta kalmış hissettim kendimi. Beğendim mi emin değilim ama beğenmedim de diyemem. Keşke almasaydım demedim ama iyi ki de alıp okumuşum diyerek bir sevinç uyandırmadı bende.
Bazı yerlerde kendi baş ağrımı ‘acaba benimde mi kafam büyüyor’ şeklinde yorumlattı ve ara sıra kalkıp kafamı ölçmek istemedim de değil :)