1931-D. H. Lawrence
Bu, yine, günümüzdeki toplumsal yaşamın trajedisidir. Eski İngiltere'de, görülmemiş bir kan bağı sınıfları bir arada tutardı. Toprak sahipleri kibirli, öfkeli, zorba ve insafsız olabiliyorlardı ama bazı yönlerden insanlarla bir diler, aynı kan dolaşımının bir parçasıydılar. Bunu Defoe'de ya da Fielding'te hissediyoruz. Ama acımasız Jane Austen'de bu yok. Zaten bu yaşlı kız, kişilik yerine "kişiselliği" simgeliyor, birlikte olmak yerine ayrı durma nın keskin bilincine sahip ve benim baştan sona nahoş olan dü şünceme göre, kelimenin kötü, acımasız ve züppe anlamıyla o bir İngiliz, tıpkı Fielding'in kelimenin iyi ve cömert anlamıyla Ingiliz olması gibi.