Altının ve etin hikayesi
bir darbeyle cumhuriyeti yıkarak kurulan imparatorluğun palazlandırdığı yeni zenginlerin ihtişamlı konakları, giyim kuşamları, ziyafet sofraları, danslı eğlenceleri en ince ayrıntılarına kadar anlatılır. Bu debdebenin gerisindeki açgözlülüğü keskin kalemiyle çırılçıplak gözler önüne serer Zola. Paris’i delik deşik ederek yutan arsa vurgunları, devlet adamlarının himayesinde girişilen mali dalavereler ve bir ensest öyküsü bir araya gelerek, “altına ve ete” doymak bilmeyen çürümüş bir toplumun kuruluşunu gösterir bize.