Gönderi

İnsan "dokuzdan beşe" çalışan bir kişi olarak iş gücünün ya da yöneticiler ve şeflerin bürokratik gücün bir parçası olmuştur. Çok az inisiyatife sahiptir. Görevleri, işin yönetmeliği ile çizilmiştir. Basamağın üstündekilerle altındakiler arasında çok az bir fark vardır. Hepsi, yönetmeliğin yapının tümü için belirlediği işi, belirlenen hız ve belirlenen tarzda yaparlar. Hatta duygular bile tanımlanmıştır: neşe, hoşgörü, güven, tutku ve hiç kimseyle çatışmadan herkesle geçinebilme yetisi. Eğlence de bu denli zorlayıcı bir yolla olmasa bile, benzer şekilde düzenlenmiştir. Okunacak kitaplar, kitap kulübünce seçilir. Filmler, yapımcılarla sinema sahipleri tarafından verilen ilanlarla saptanır. ++
1000Kitap
·
62 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Rukiye Hapoğlu
Gönderi Sahibi
Geride kalanlarsa hep tekdüzedir: arabayla pazar gezintisi, televizyon programları, oyunları ve toplantılar. Doğumdan ölüme, pazartesiden pazartesiye, sabahtan akşama tüm faaliyetler düzenlenmiş, bir örnek hale getirilmiştir. Böylesi bir düzenin ağına düşen kişi insan olduğunu, tek bir birey olduğunu nasıl hatırlar? Düş kırıklığıyla, üzüntüyle, sevgi özlemi, hiçlik ve ayrı olma korkusuyla doluyken yaşama şansına bir kez sahip olduğunu nasıl aklına getirebilir?