Eğitim bir toplumun toplum olarak anılabilmesi için çok önemlidir. Toplumlar ancak güçlü bir eğitim sistemi ile var olabilir ve yine bu sistemin gücüyle varlığını sürdürebilir. İngiliz düşünür John Stuart Mill’in, Fihrist Kitap tarafından raflara taşınan Üniversiteler Üzerine adlı eseri eğitim olgusunu irdeliyor ve eğitimin, üniversitenin aslında ne olduğunu geçmişin penceresinden bugüne bakarak gözler önüne seriyor.
Fihrist Kitap’ın özgün düşünce dizisinde yer alan Üniversiteler Üzerine, hâlâ geçerliliğini koruyan ve hiçbir zaman etkisini yitirmeyecek olan bir eserdir. Eser Mill’in mektubu ve konuşma metnini içermektedir. İngiliz düşünür, İngiliz ve İskoç eğitim sistemlerini karşılaştırarak özelden genele doğru bir tez ortaya koyar. Uzak geçmişten gelen bu tez, bugünün de tezidir. Eser evrensel bir vasfa sahip olması bakımından dikkate değerdir.
John Stuart Mill, Üniversiteler Üzerine adlı yapıtında eğitimi tanımlamaktadır. Eğitimin nasıl olduğu ve nasıl olması gerektiği üzerine düşünmekte, yorumlarını paylaşmaktadır. Eğitim; kuşaktan kuşağa aktarılan ve gelişmişlik düzeyinin düşürülmeden korunmasını ya da mümkün olduğunca yükseltilmesini arzulayarak kişilerin niteliklerle donatılmasını hedefleyen bir kültürdür. Mill, yalnızca beyni geliştiren, doğal eğilimleri ihmal eden eğitimin karşısındadır.
John Stuart Mill bu eserinde özellikle üniversitelerin ve üniversite eğitiminin nasıl olması gerektiğini ifade etmektedir. Ona göre üniversiteler mesleki eğitim kurumları değildir. Öğrenciye geçim kaynağı sağlayacak olan mesleğini öğreten, daha doğrusu bununla yetinen ve yalnızca bu amaca hizmet eden yerler değildir. Üniversitelerin esas amacı yetenekli ve kültürlü insanlar yetiştirmektir. Sadece meslek öğrenimi için, becerikli avukatlar ve mühendisler yetiştirmek için meslek okulları açılabilir ama üniversiteler tüm bunlardan çok daha geniştir. Bu yaklaşım günümüzde apartmanlara kadar düşen üniversite olgusuna tezat oluşturduğu gibi onların gerçek birer üniversite olmadığının da altını çizmektedir.
Üniversitelerin öğrencilerin insanlığına ve kültürüne katkıda bulunması gerektiğini savunan Mill’e göre üniversiteden mezun olan ve mesleğini eline alan kişinin yanında götüreceği en değerli şeyin mesleki bilgiler değil; mesleki bilgisini, edindiği genel kültürün ışığında kullanabilmesidir. Teknik ayrıntılar ancak bu birikim ile anlam kazanacaktır. Bir başka deyişle Mill, ezberci eğitimin karşısında durarak yaratıcı eğitimi savunmuştur. John Stuart Mill tüm bu tezlerini genel eğitime bağlamaktadır. Eğitim bir işin nasıl yapılacağını öğreterek değil, öğrettiği zihin alıştırmaları ve kazandırdığı alışkanlıklarla tam anlamıyla eğitim olmaktadır.
İçinde bulunduğumuz toplumun en büyük yarasının eğitim olduğu su götürmez bir gerçektir. Eğitimin ulaşılabilirliğini artırmak ve sözde kaliteyi sağlamak adına her yere üniversite kurulması, niteliğin günden güne düşmesine sebep olmuştur. Sonuç odaklı bir eğitim sisteminin hedeflenen sonuca ulaşmayı engellediği ortadayken özerk üniversite anlayışının da etkisizleşmesi John Stuart Mill’in iki asır öncesinden yankılanan özgün ve özgür düşüncelerine ters düşmektedir. Özgür düşüncenin savunucusu olan Fihrist Kitap bu minvalde üniversitelerin önemine dikkat çekerek John Stuart Mill’in Üniversiteler Üzerine adlı değerli kitabını okuyucuyla buluşturmuştur.