·211 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Eylül 2021 19:07 Esas kızımız Yasemin sınavını beklerken oturduğu bankta hayal dünyasına dalarken bir anda bir çift bal göz onu izliyordu. Esas oğlumuz Egemen ise eski okulunda bir kaç işini halletmek için gelmişti. Boşuna hayat tesadüflerle dolu değil, kaderle doludur demiyorum. Tanışmalarının ardından birbirlerine olan hisleri çok güzel bir noktaya varınca evleniyorlar. Tam tek sorun Egemen'i n annesi Süreyya hanım derken Egemen kaçırılıyor ve uzun süre haber alınamıyor. Süreyya'nın gösteriş merakından, laflarından, aşırıya kaçan tavırlarından bunalan Yasemin mesleğini ve hayatını hafiften düzene koymaya çalışıyor. Çünkü birazdan alışması gereken 'Ne olursa olsun hayat devam ediyor.' gerçekleri var.
Alp ise Egemen'in çocukluk arkadaşı, Yasemin'in bu dönemdeki en büyük destekçisi. Her şeyi bir anda yine tepetaklak eden Egemen'in bulunmuş olması.. Hikayemiz bu şekilde başlıyor ve ritmini hiç kaybetmeden devam ediyor.
Süreyya'yı son satırlardaki açıklamaları bile benim gözümde iyi bir konuma getiremedi. İnsan kendisine yaşatılan hayattan memnun değilse ve bunun zorunluluğunu taşıyorsa başkasına yaşatmayacak arkadaş. Alp belkide Yasemin gibi benimde yüzümü güldüren bir karakterdi. Kitabımız bir geçmişten bir günümüzden yazılmış. Genelde bu tür kitaplar yorar beni. Ama yazarımızın ayarı tam kıvamındaydı bence. Egemen'in geçmiş ve şimdiki arasındaki fark gözle görülecek büyüklükteydi.
Konunun bağlanış ve sonucu gayet benim için tatmin ediciydi. Lakin aralarındaki yanlış anlama ve anlamsız soğukluk bana birazcık fazla uzatılmış gibi geldi. Sonuç itibariyle kitabı sevdim. Ahh ahh güzel sevdaları bu güzel yazarlar yazmazsa biz gariban sevda yoksunları nereden bileceğiz.