Merhaba sevgili dostlarım. Bu aralar kendimle vakit geçirmediğim için 2 günlük bir maratona girdim. Kendimi kitaplarımın o gizemli dünyasına o kadar kaptırdım ki ; kendime geldiğimde biriktirdiğim üç kitabım vardı. Bence gayet iyi bir sonuç. Bu üç kitaptan beni en çok zorlayan, etkileyen, karmaşalara sürükleyen HALİT BOZTEPE kalemimden #kularizm kitabının yorumuyla geldim bugün.
Başlangıcı bu şekilde yaptığıma bakmayın. Az çok yazarın kitaplarını sevdiğimi biliyorsunuzdur. Bu kitapta beni zorlayan birazda alt metinlerdi sanırım. Bu okumak bazında algılanmasın. Duygu durum değişimi olarak zorladı beni. Sonuç itibariyle tadı damağımda, sondaki ters köşesiyle de ağzım açıkta kaldı.
Atlas ve Lariz babalarını aynı gün farklı sebeplerden kaybeden iki çocuktur. Bu iki çocuk 9 yıllarını beraber geçirip, erken büyümüş kalplerine birde vücutlarını ekleyerek yaşıyorlar. Hayatı renkler ve tanımlar üstüne dayalı Atlas ve babasının ölümüyle duygularının kaybolduğunu düşününen, mimiklerini başkalarını taklit ederek normale çeken, plansız yaşayamayan Lariz. Birbirlerine benzerlikleri birbirlerini tamamlamalarıdan olduğunu düşündüğüm çocuklar. Yaşadıkları şehrin gecesini, gündüzünü ezbere bilen çocuklar... Çocuk dediğime bakmayın yaşadıkları olayların ağırlığıyla erken yetişkinliğe ermek zorunda kalan çocuklar bunlar.
Kitabı sevdim. Hemdr çok sevdim. Sondaki saglam ters köşe aklıma sağlam kazındı. Yalan yok böyle bir kapanış, bağlantı beklemiyordum.
Lariz mi kukla idi yoksa Atlas mı?