1000Kitap Logosu
Gamze Özdemir
Sefiller (2 Cilt Takım)'ı inceledi.
1724 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
İşte gerçek bir kitap!
Hugo’nun yıldızı, uzun zamandır gözümün önündeydi ve şimdi ona veda etme vakti geldi. Zaten bu yazının asıl amacına da inceleme adı altında simgesel bir veda diyebiliriz. Böyle bir kitaba nasıl hakkıyla bir inceleme yazılır? İnanın ben de bilmiyorum. Ama sanırım başlangıç için bir fikrim var. Okumuş olmamıza gerek yok, hepimizin orada burada gördüğü, aşina olduğu bir kitaptır “Sefiller” ve benim bu kitaba vurulup okumam tam da şu alıntı yüzündendir: “Erkeğin cahil ve umutsuz olduğu, kadının ekmek için bedenini sattığı, çocuğun kendini ısıtacak bir ailenin, kendini eğitecek bir kitabın yokluğunda acı çektiği her yerde Sefiller kitabı kapıyı çalıp şöyle diyor: Sizin için geldim sayfalarımı çevirin.” Nasıl ama? Çarpıcı. Şimdi gelin, kitabın neleri işlediğine bir göz atalım; Bu kitap, aydınlıktan bir haber olan cahilliğe, cahillikten doğan kötülüğe değiniyor. Yazarın Fransız toplumunu baz alarak toplumlardaki ikili yapı üzerine bir eleştiri getirdiği görülmektedir. Toplum, güçsüzü dışlayarak sefillerini kendi oluşturmaktadır. Adaletsiz sistem ise sefilleri daha sefil yapmakla meşguldür. Öyle ki ekmek çaldığı için kürek mahkûmiyetine çarptırılan Jean Valjean için şu sözler söylenmekte: “Kürek zindanları kürek mahkûmunu yaratır… Ahmakken gaddar, kütükken yanan kor oldum.” (Düzen bunu sağladı.) Kitabı okumaya başladığımızda ilk olarak Digne psikoposuyla karşılaşıyoruz. Bu kahramanımızın herkes tarafından dışlanan, hor görülen bir adama dokunuşunu ve kitap boyunca aslında bu dokunuşun nasıl bir kelebek etkisi yarattığına şahit oluyoruz. Ayrıca kitapta bunlara ek olarak inanç, din, iyilik, adalet gibi pek çok olgunun ve daha nice şeylerin de üzerinde durulmaktadır. Sonuç olarak en net haliyle şöyle de denebilir: Bu kitabın özü; bireyi aydınlatmaktır, tarihe ışık tutmaktır. Bu incelemede kitabın kahramanlarına değinmeyeceğim çünkü bu kitabı kahramanları çerçevesinde anlatacak olmak, kitabın özünün eksik yansıtılmasına sebep olabilir. İşte şimdi yine bir alıntıya ihtiyacım oldu, gönderdim geldi: “Bu kitap başkahramanı sonsuzluk olan bir dramdır. İnsan yan karekterdir. Bu yüzden, yolumuzun üzerine çıkan bir manastırın içine sızmak zorunda kaldık.” Gözünüzü korkutmak istemem ama bahsettiği bu manastırdan söz edişi yaklaşık 35 sayfa sürmüştür. Paris’in lağımlarına değinmesi ise… Neyse, sadece nasıl dolu bir kitap olduğunun altını çiziyorum. :) Yani diyeceğim o ki siz bu kitaptan sadece bir kurgu beklemeyin, yanılırsınız. Çok daha fazlası olgular ve tarih üzerine bir aydınlatıcı. Şimdi sıra duygularda; Bilen bilir bazı kitaplar vardır, okuma zevkinin çiçek açıp dallanmasına yardım eder. İşte bu kitabın bendeki etkisi böyle oldu. Hugo’nun coşkulu anlatımına kapılmamak mümkün mü? Ağlattı, sevindirdi, bunca sayfanın sonunda ise “iyi ki” dedirtti. Geçmişte okuduğum ve beğendiğimi sandığım pek çok kitap gözlerimin önünden geçti. Eğer bu bir kitapsa onlar neydi? O yüzden diyorum ki; bu kitabı oku lütfen! Şuraya da bir yıldız attım ★ yayınevine dikkat et. Görüyorum; koca sefilleri 500 sayfaya sığdırmışlar, ayıptır yahu! Artık satırlarımın sonlarına geldim ve biliyorum ki kitabın hakkını veren bir inceleme olamadı bu, ama ben buraya ne yazarsam yazayım bu yazı hep eksik kalacaktı. O yüzden bırakıyorum eksik kalsın. Son olarak bu inceleme, alıntılar etrafında şekillendiğine göre, son kez aşağıya bir alıntı bırakıyorum ve gidiyorum . Emeğime sağlık. Herkese iyi okumalar diliyorum, esen kalınız. Eşlikçime veda… Hugo’nun yıldızına… “Gerçekten de, her şey oradaydı ve bundan başka ne istenebilir ki? Gezinmek için küçük bir bahçe ve düşlere dalmak için sonsuzluk. Ayaklarının altında ekip biçebileceği bir toprak, başının üzerinde inceleyebileceği ve üzerinde düşünebileceği sonsuzluk; yerde birkaç çiçek ve gökte tüm yıldızlar.”
Sefiller (2 Cilt Takım)
9.3/10
· 58,8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
4
Yorum
1
Paylaşım
114
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler