Katil Kim?
Birbiriyle hiçbir bağlantısı olmayan on kişi farklı farklı nedenlerle sadece lüks bir malikhaneden başka hiçbir şeyin bulunmadığı Zenci Adası'na davet ediliyor. Adaya ulaşmanın tek yoluysa bir kayık. Adaya varan davetliler ev sahibinin orada olmadığını ve daha sonra geleceğini öğreniyorlar fakat her biri birbirinin çağrılma nedenini öğrendiğinde işler değişiyor. Salondaki gramafondan gelen gizemli bir ses evdeki on kişiyi bazı cinayetlerden sorumlu tutuyor ve eski bir şiire göre davetliler teker teker öldürülüyor.
Son sayfayı okuyana kadar katilin kim olduğuna dair bir sürü teori vardi kafamda ve her bir cinayet işlendiğinde oklarım başkasını gösteriyordu. Okurken elimden hiç bırakmak istemediğim için katilin kim olduğuna dair uzun uzun düşünmemiştim çünkü olaylar çok seri ilerliyordu ve kendimi alıkoymak istemiyordum. Ama gerçekten katili bulmak için çabaladım, bulamadım orası ayrı. Fakat bıraktığı mektubu okuduğumda oldukça şaşırmıştım çünkü o ismi eleyeli çok olmuştu ve katilin o olduğunu öğrenmek gerçekten şaşırtıcıydı. Cinayetleri işleme nedeni ise bir o kadar vahşice.
Gel gelelim elime alıp da okuduğum ilk Agatha Christie kitabıydı ve acemi yanıma denk gelmiş olacak ki pek de sıcak bakmamıştım fakat okumayı bitirdiğimde mutlaka devamının gelmesi gerektiğini söyledim kendime. Anlatımı sade ve akıcıydı. Tamamen olay odaklı olduğu için film izler gibi geçmişti fakat olayın içine sıkıştırılmış birkaç düşüngü oldukça etkileyiciydi bence.
Bavulları hazırlayın, istikamet Zenci Adası!