·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Eylül 2021 15:31 Kalite Ülkesi, günümüz yaşantısına çok da uzak olmayan bir dünya tanımlayan, seçim yapma ve karar verme özgürlüğünü mizahi bir dille vurgulayan, huzursuz eden bir gelecek tasviri çizmesi ile düşündüren; aynı zamanda hiciv içeren sisteme yönelik eleştirileri ile kahkahalar atarak okuduğum distopik bir kitaptı.
Finansal kriz yaşayan bir ülke, bu durumun üstesinden gelmek amacı ile ismini Kalite Ülkesi olarak değiştirir. Kadınlar soy isimlerini annelerinin, erkekler ise babalarının mesleklerinden almaya başlar. Her bireyin Kalite Tableti vardır. Kimse alışveriş yapmak ve ne alması gerektiğine karar vermek zorunda değildir. Çünkü ülkenin en büyük çevrimiçi mağazası Kalite Dükkan, bireylerin verileri ile oluşturulmuş profillerine göre ihtiyacı olan ürünü göndermektedir. Ödeme parmak izinin güvenilir olmaması sebebi ile dudak izi ile yapılmaktadır.Kişiler belli kriterler doğrultusunda seviyelere ayrılmıştır. Kalite Partner bu sınıflandırmayı dikkate alarak bireylere uygun partnerleri bulmaktadır.
Kişiselleştirilmiş reklamlar ve kitaplar bireysel tercihlere göre şekillenmektedir. Ayrıca kişiler doğacak çocuklarına genetik düzenlemeler yaptırabilmekte, uyku ve rahatsızlık sorunlarının üstesinden yerleştirilen hormon çipleri ile gelebilmektedir.
İşler artık robotlara verilmekte,her yerde konuşan, düşünen arabalar, kapılar ve çeşitli makineler bulunmaktadır.
Tüketimi Koruma Yasası çıkarılmış, bozulan Androidler, dronlar ve makinelerin onarımı yasaklanmış, hurdaya çevrilmesine karar verilmiştir.
İşte böyle bir sistemde Peter İşsiz hurdacılık yapmaktadır. Bir gün Dükkan kendisine asla tercih etmeyeceğinden emin olduğu bir ürün gönderir. Ancak ürünü iade etmek mümkün değildir, çünkü bu durum sistemi oluşturan tüm algoritmaların hatalı olduğu anlamına gelecektir.
Ruhsal rahatsızlık yaşayan robotlar, insanlığı insanlardan daha çok düşünen adroid bir başkan adayı, sürücüye ihtiyaç duymayan arabalar, sosyal medyanın insanlar üzerine etkisi gibi öğeleri keyifli ama aynı zamanda ürkütücü bir kurgu ile işleyen bu kitap eğlenceli bir sistem eleştirisi okumak isteyenlere önerimdir.