Puan vermedi·200 syf.··
2021 7. kitabı
Uzuncadır inceleme yazamıyorum üzerine konuşmayı,fikir beyan etmeyi en çok sevdiğim şeyden de kendimi ancak bu kadar mahrum ederim. Bugün Açık Ufuk'tan bahsedeceğim. İbrahim Kalın her ne kadar bir şekilde sosyal medya dolayısıyla göz önünde bulunan biri olsa da kalemiyle daha önce tanışma şansım olmadı. O yüzden biraz çekimserdim okumaya başlamadan önce. Kitaba dönersek ilk eleştirim şu ki eserde yoğun bir şekilde ingilizceden Türkçeye geçmiş kelimeler vardı, daha doğrusu Türkçeleştirilmeye çalışılmış. Ben bundan hiç haz etmiyorum çünkü bu dilin kendisini yozlaştırıyor mesela Türkçede gerçekten hiçbir şekilde karşılık veremeyeceğin kelimeler vardır mecburen ana dilinden aparırsın ama "atomize etmek, humanize etmek,kognitif" daha bunlar gibi pek çok üst perdeden kelimeler vardı ki kitabı okurken bu her okura hitap edebilecek bir kitap değil kibri hissettim. Ufuk açma diyoruz ama sanki bu daha çok bulandırma üzerine bir eserdi. Güzel düşünce,iyi düşünce,samimiyet süslü kelimelerle insanların kalbinde yer edinmez. Bilemiyorum belki kendi zihin dünyasında bu kelimelerle konuşuyordur mezkûr yazar ama gerçek hayat çok daha farklı ki yazar dediğin önce kendi dilini korur en azından sahip olduğu misyonlardan biri bu olmalı. Çünkü ardından gelecekler için bir örneklik teşkil ediyor. Başlıklar arasında biraz kopukluk vardı, biri bitmeden öbürüne geçilmiş gibiydi. Bir hışımla bambaşka alemleri seyre götürüyor yazar. Bir an Hegel derken bir anda Van gogh'a atıfta bulunuyor. Bu da okuru yoruyor ha diyeceksiniz bu bir düşünce kitabı elbette belli başlı insanlardan görüşler olacak naçizane düşüncem bu kadar fazla insan, bu kadar fazla kavrama gerek yok. Evet, çok güzel alıntılar,yorumlar vardı ama tadında bırakılsa daha iyi olurdu. Yazarın sadeleşerek pişmesini bundan sonraki eserlerinde biraz olsun bunu göz önünde bulundurmasını isterim. Hoş, bunları okur mu okusa da ne kadar kaale alır kestiremiyorum ama eser için harcadığı vakte ve mürekkebe döktüğü tere teşekkürler... Düşünmek, çare diye sarıldığımız şeylerin elimizden kayıp gittiğini gördükten sonra batmayan, solmayan,yok olup gitmeyen bir kaynağa doğru uzanmaktır. İnsana verilecek en büyük cezalardan biri,emeğini bir hiç yerine koyarak değersizleştirmektir. Sorgulanmamış hayat,hayat değil, bir oyun eğlencedir. İnsanın kaybetmeye mahkûm olduğu bir oyun.
Açık Ufukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 20212,415 okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.