Yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl önceydi, kitap fuarında gezerken aşırı öven ve Türk bir yazara destek olması için almamızı isteyen görevliyi kıramamıştık, arkadaşımla beraber kitabı almıştık. Bugün de sıradaki kitabımı seçeyim derken fuardaki anı aklıma geldi ve bu kitabı okuyayım dedim.
Kitapları normalde kapağına göre yargılamam kapak benim için önemli değildir ama bu kitap kapağının aşırı kalitesiz olduğu da bariz bir şekilde belli. Bir kitapçıda görsem merak edip bakmam, kafamı çevirir giderim. Çünkü basit olduğunu size her türlü hissettiriyor. Çoğu insan kitap kapağından ilk aldığı izlenime göre kitapları seçer, ikinci olarak baktıkları şey de kitabın adı olur. Maalesef ki kitap hem aşırı basit ve bu zamanlara yakışmayan tasarımından dolayı kapaktan yana hem de bir amerikan korku filminden kopya çekilmiş gibi konulan adıyla iki yönden de puanlarını kaybediyor.
Şimdi ise içerik konusuna gelelim. Kitap akıcıydı. Korkunç kesinlikle değildi. Korku kitaplarına bayılırım ve okurum ama gram gerilmedim. Hiç farklı şeyler yoktu. Ucuz filmlerde olan klasik satırla doğrama işleminden bahsediliyor. Bu tarz korku romanlarında eğer bir dehşet yaşanacaksa okurlar daha özgün ve daha acımasızca şeyler bekler. Gerilmek isterler. Vahşeti duyumsamak isterler. Her zaman denk geldiğimiz filmlerdeki şeyleri okumak kimseyi etkilemez. Beklentilerini karşılamaz. Zaten 1 saat içinde biten bir kitap. Türk bir yazara destek olmak için ve hafif bir korku romanı okuyayım birisi birilerini doğrasın falan diyorsanız hiçbir beklenti olmadan okuyabilirsiniz.