·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ekim 2021 14:26 Her şey 1830'da başladı... O yıl, Osmanlı Ülkesinin üç farklı köşesinde, üç erkek çocuğu doğdu. Kültürleri, adetleri farklı üç oğlan... Kader, onların yollarını yıllar sonra, cehennemin içinde kesiştirdiğinde anladılar birbirlerine candan öte can olacaklarını... Üç kardeşti onlar... Kan bağı olmayan üç kardeş!..
.
.
Kırım Savaşının yaralarını sarmaya çalışan bu üçlü, bir gece Aram'ın meyhanesinde aldıkları ani bir kararla umut yolculuğuna çıkmaya karar verdiler. Mahir, doğup büyüdüğü, kendisine acılardan başka birşey vermeyen Adana'sından, İlhan onur mücadelesindeki kaybından, David ise bana her köşesi ıstırap gibi geliyor dediği topraklardan gitmek istiyordu... Hedef Amerika idi.. Hayalleri peşinde adımladıkları yolun, cehennemin kalbine yapacakları bir yolculuk olacağından habersiz, umutlarını, hayellerini sırtlanıp düştüler yola... Hamburg, Londra,
New York derken heybelerinde biriktirdikleri umut, yüreklerinde yüklendikleri sevdalarla yola revan oldular... Derken, en kanlı savaşın ortasında, yine kendilerini cephede buldular.. Artık ; azınlık, esaret ve zulüm,
yok etmek için savaşacağı kötülüklerdi.
.
.
17 Eylül 1862 Amerika tarihinin gelmiş geçmiş en kanlı savaşı olarak tarihe geçen Güney Eyaletileri Sharpsburg Savaşı ve akabinde çarpıştıkları en çetin savaşlar, ölmüş silah arkadaşını kendine siper etme pahasına girişilen hayatta kalma mücadelesi, esir kamplarındaki akıl almaz dehşet ve geride kalan binlerce ceset... Her zaman söylerim savaşın kazananı yoktur maalesef
.
.
Çeyrek asırlık bir öykü bekliyor sizleri bu dolu dolu eserde... Aram'ın meyhanesinde başlayıp, Agop'un mekanında sonlanan...
.
.
Üç arkadaşın yüreğinize dokunacak hikayesi tavsiyemdir der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın