Öncelikle bu kıymetli eserlerini şahsım için imzalayan Safranbolu'muzun kıymetli eniştesi değerli hocamız Syn.Oğuzhan KARAGÜL'e sonsuz teşekkürlerimi siz kıymetli takipçilerimin de aracılığı ile iletmek isterim.
'
"Çünkü Yeni Şeyler Söylemek Lazım" sloganıyla başlayan "BİR CUMA GÜNÜ" adlı bu kıymetli eserin kapak tasarımından, sayfa düzenine, editörlüğünde kitap ayracına varana kadar bütün detayları ince ince düşünülerek işlenmiş ve içerikle de çok çok uyumlu.
'
Kitabın konusu da kullanılan üslubu da sizi huzurun içine çeken manevi bir yoğunluğa sahip. Kitabın içerinde çok mest edici şiirler mevcut ve yazarımızın bir röportajından edindiğim bilgiye göre de maalesef bu güzel şiirlerin bir çoğunun 17 Ağustos depreminde enkaz altında kaldığını öğrendim. Yazarımız aynı zamanda bir tasavvuf aşığı ve bu durumu kitaptaki şiirlerinde çokça görmeniz mümkün. Kitabımızın girizgahında tutun öğretilerinden ta ki final kısmına kadar geçen serüveninde, gerçekten her okuyucuya kendine hayatı sorgulattığı çok ince detaylar var. Kitabın karakterlerinden Malatya'dan Ferit’in yüreğinden saçılanlar ve yaşadığı büyük kaybın ardından tasavvufa yönelen bir gönül insanı olan Âhi’nin kaleminden dökülenlerle birleştiğinde her sayfada aşkın en edepli halini okuyor oluyor ve hayatı sorguluyor ve belki de çıkarımlarda bile bulunabiliyorsunuz.
'
Yine kitabımızdan bana göre en can alıcı alıntıyı sizlerle paylaşmak isterim;
"Bir adım atmak için on adım beklediğimiz doğrudur. Fakat attığımız bir adım, bize atılan on adımdan daha büyük olmuştur"
"Sana ne hoş şiirler biriktirdim bir bilsen
Ben neler anlatırdım bir kere selam versen."